TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
  Bu Sayfayı Yazdır   Bir Arkadaşına Gönder


ANALARIN AYAĞI ALTINDA

Hakk’ı bâtınla halkı zâhir şuhud ederiz

İslâm’ın beş şartın aşk ile ikrar ederiz

Sıdk ile zevk ile kabul eder de yaşarız

İmanla, ahlâkla varılır sırr-ı tevhide

 

 

 

 

 

ANALARIN AYAĞI ALTINDA

 

 

Esselâmualeyküm

Hanım Dervişlerim!

Siz hanenizin huzurusunuz. Sevgi ve muhabbet kaynağısınız. İnşallah hanenizi, hane-yi saadet yapacaksınız. Öyle hane ki Allah ve Resûlü’nün emirleri tutulur, rızası doğrultusunda hareket edilir.

Öyle derviş hanım ki zikrullah ile Hak mürşidin nasihatiyle hareket eder, öfkesini yutar. Sabırlı ve metanetli derviş kızım, hanesinin sırrını dışarıya vermez. Efendisinin eksikliklerini sabırla, tatlı dille, hoşgörüyle telâfi etmeye çalışır.

Kıymetli Dervişlerim!

Tatlı dilin, güler yüzün, hoşgörünün karşısında değil karlar ve buzlar; taşlar bile erir. Bazı annelere “Cennet Anne” derler. Hanesini cennet ettiğinden, çocuklarına en iyi anne olup görevini eksiksiz yaptığından dolayı. Peygamberimiz de (s.a.) “Cennet annelerin ayağı altındadır.” buyurmuştur.

Siz; vatana hizmet verecek, vatanın imarında, kalkınmasında, müdafaasında katkısı olacak evlâtlar yetiştireceksiniz.

Çocuğun yetişmesinde en büyük, en kutsî ödev, anneye aittir. Allah, senden senin kucağına çocuk verdiği zaman, onu büyütürken, besmeleyle şükür ve hamdeleyle ilâhîlerle Kur’an’larla büyüteceksin. Küçükken ona Allah ve Resûlü’nü sevdireceksin. Yaratan kim, yaşatan kim öğreteceksin. “Rızkımızı veren, bize bu güzellikleri veren, yavrum, seni bu kadar güzel yaratan Allah’tır.” diyeceksin.

Çocuk ufakken ne verirseniz, onu alır. Ona güzel şeyler verin. İnancını, itikadını sağlamlaştırın. Vatan sevgisini, bayrak ve sancak sevgisini, büyüklere saygılı olmayı, sözün en güzelini öğretin. Öğretin de örnek bir evlât meydana gelsin.

Bazı çocuklar görüyorum: Anasının, babasının ağzından sözü alıyorlar. “Hayır, öyle değil. Siz bunu yanlış söylüyorsunuz!” diyorlar. Büyüklere itaat, saygı yok. Sofra âdâbı yok.

Öyle aileler görüyorum ki İslâm âdâbından, hâl ve harekatından çok uzak bir yaşantıları var. Doğrusu hepsini anlatmaya vicdanım razı olmuyor ve bana da ağır geliyor.

Söyleyin Allah aşkına, söyleyin… Günlük olaylarla, nefsin ve art düşüncenin doğrultusunda yetişen çocuğa ne dersiniz?!. Ateist de olur, Allah ve Resûlü’nü, dini inkâr da eder. İslâm’a, inanca “gericilik, yobazlık” der. Ben bunu nasıl ele alayım! Nasıl kurtulur bu yavru? Suç o yavrunun mu?

Düşün bir kere köprüaltı çocuklarını!.. Hanlarda, bodrumlardakileri. Sokağa atılmış bu çocukları biz dışarıdan getirmedik. Bunlar da anne baba yavruları! Uyuşturucu, alkol gibi kötü alışkanlıklar edinmişler. Tutulacak bir taraf kalmamış. Yürekler acısı durumlar…

Bu büyük felâketin karşısında anneye babaya düşen görev o kadar ağır, o kadar önemli ki nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum.

Sevgili Kızım! Derviş Kızım!

Kulağını aç ve beni güzel dinle. Fırsat elde iken vaktini iyi değerlendir. Çocuklarının üzerine titre. Bizden olmayanlar, onları kapmasın.

Bu yolda babaya da büyük görevler düşer.

Anneler! Babalar!

El ele gönül gönüle verin. Yavrularınızı din için, memleket ve millet için birer şeref abidesi, insanlığın timsâli olarak yetiştirin. Hayırlı, iyilikte mücadele edip zaferlere koşan, anneyi babayı dillerde yâd eden, onlara rahmet okutan, aslını, soyunu temsil eden bu yavruyu en iyi şekilde yetiştirin!

İşte böyle anne babaların defterleri kapanmaz. Hasene-yi câriye olan hayırlı evlât, onların ruhlarına büyük mükâfatlar, ikram ve ihsanlar eder.

Düşünün bir kere! Hayırlı evlât cihana bedel. Elbetteki hayırlı evlât; yaratılış gayesini bilen, adımını göre göre atan, helâli haramı fark eden, Allah’ın emirlerini tutup yasaklarından sakınan, memlekete hizmeti gaye edinen, nefsânî olan bütün kötülüklere dur diyebilendir. İşte bu hayırlı evlâtların omuzları üzerinde vatan yükselir. Halkımız hükümran olur.

Bu sevgili gençleri koyacak yer bulamazsınız. Ne kadar medhüsenâ etseniz az. Halkın tehlikelere yuvarlanıp gittiği bir devirde şuurlu, düşünen, vatanperver bir evlât cihana değer. İşte ben onun için diyorum: “Durma yavrum hemen tahsil, hemen tahsil!”

Anne-babaların dikkatini çekerek söylüyorum: Çocuklarımızı ihmâl etmeyelim. Midesinden daha önemlidir; beynini, gönlünü, ruhunu tatmin edici, besleyici mânevî güç vermek. Bu yolda elimizden gelen gayreti sarf edelim. Boş kalan, boşlukta kalan yıkılır, hedefe ulaşamaz.

Kıymetli Anne-Babalar!

Bunun tam tersini düşün:

Yaratılış gayesini bilmeyen, helâli-haramı fark etmeyen, anneye, babaya, büyüklere saygısı, sevgisi olmayan, aklî dengesini haramlarla bozan, memleketin ve milletin sırtında bir asalak olan genci düşünün!.. Yazık, günah değil mi! Bunları bu hâle kim getirdi? Kim bu hâle düşürdü? Yoksa sormaya hakkımız yok mu?!.

Bunlar birer yürek acısı… Sokağa itilmişler, sıcak bir yuvadan, sıcak bir çorbadan mahrumlar! Yavrularımızı imhâ eden, bu hâle düşüren sebepler kahrolsun! Asya’dan, Avrupa’dan üzerimize esen melânet küfür dalgaları var. Allah kıymetli yavrularımızı bu büyük tehlikeden muhafaza eylesin.

İnsandan insana olan farkı; yazacak, izah edecek kalem mi var! Öyle insan ki mânâ dolu, sevgi muhabbet dolu. İnsana, insanlığa hizmet için yarışmakta. Ve yine öyle insanlar var ki aman Allah’ım! Lisâna alınacak, tutulacak, anlatılacak yanı mı kalmış! Bunları anlatacak cesaret mi var bende! Acındığımdan, üzüldüğümden, anne-babanın, cemiyetin ihmâl ettiği ve harcadığı bu yavrulara bilmem ki ne desem!

Yine ben derim ki:

Gelin dostlar, el ele verelim. İnsanları sevelim. Merhamet elimizi uzatalım. Bir zamanlar zenginlere, âlimlere seslenmiştim. Şimdi de bütün insanlara sesleniyorum: İnsanlığı bataktan kurtaracak, tevhittir, iman-ı kâmil, amel-i sâlihtir. Kur’an-ı Kerîm’e can ü gönülden bağlanıp emrine itaat etmektir. Allah bizi razı olduğu yoldan, iyiliklerden mahrum etmesin, uzaklaştırmasın.

Ben yine anne anne ve baba derim. Kızlarımızın ve oğlanlarımızın ellerinden tutalım. “Bunlar çok küçüktür, ne olacak” demeyelim. İhmâl etmeyelim. Taş küçüğü değil, insan küçüğüdür. Aniden büyür de sen fırsatı kaçırmış olursun. Küçükken verdiklerini alır. Gönlü, ruhu, zekâsı buna müsait. Sonra yanlışlarla dolarsa, bunları alacak yeri olmaz. Yâni faydalı bilgilere yer kalmaz.

Anlıyorum, anne baba bana çatmak istiyor. İstiyorlar da ne demek istiyorlar:

- “Hocam, sen hep bize mi çatacaksın? Çatacak başkaları yok mu? Basına çatamazsın, yayına çatamazsın. Televizyonu da mı görmezsin? Onlara da söyle de çocuklarımıza hayırlı şeyler, faydalı şeyler versinler.”

Çok haklısınız, yerden göğe kadar haklısınız… Allah onlara da konuşma, yazma fırsatını bana versin de zararlı, kötü alışkanlıklardan, ailenin huzurunu bozan davranışlardan, çocuklarımızı Asya’ya, Amerika’ya uygun şekilde yetiştirmekten kurtarmanın çarelerini anlatayım. Dinimizi, vatanımızı, kendi göreneklerimizi, aslımızı, asaletimizi onlara öğretmek duygu ve düşüncesini Allah hepimize versin. Hem yöneticiye, amire, hem memura ve bütün insanlara…

Ben yine birilerine çatmak istiyorum. Belki yüzüne söyleyemem, ama arkalarından çatacağım. Sorma bana “Kim onlar?” diye. Memleketin can damarı olan millî eğitim, öğretim.

Sevgili Öğretmenlerim!

Biz çocuklarımızı ihmâl ediyorsak, ben yine de bizim kabahatimiz değil diyeceğim. İyi yetiştirilmemiş anne baba, nasıl iyi evlât yetiştirecek?.. Dert çok büyük!

Sevgili Öğretmenim!

Lütfen elinize gelen yavruları iyi ve çok iyi yetiştirin. Onlara insan sevgisini, vatan sevgisini, birbirlerini sevmenin önemini anlatın. Anneye babaya itaat etmenin, öğretmenini çok sevip ve saymanın nasihatini siz vereceksiniz. Ne gençler bu yolda kayıp oldu, heder oldu…

Okulun camını kırdılar. Sırasını masasını kırdılar. Öğretmenleri öldürdüler. Birbirlerine harp ilân ettiler. Öldüler, öldürdüler. Neler neler neler oldu…

Biz bu acıları hep çektik. Gönlümüzde, ruhumuzda hissettik. Göz yaşlarımız içimize aktı. Çünkü ölen de bizim, öldüren de. Okul da bizim, sırası-masası da. Memlekete en güzel hizmet veren öğretmeni de bizim. Bunlar görev başında hayatlarını kaybederseler, öldürülürseler, bu acıyı yüreğinde hissetmemek mümkün mü? Sevgili öğretmenim niçin öldü? Düşün bir kere!..

Ben yine yalvararak, rica ederek, sevgi ve muhabbetimle diyorum ki:

Ey Sevgili Anne-Babalar!

Ey Sevgili Öğretmenlerim!

Yöneticilerim, İdare Edicilerim!

Zenginlerim! Âlimlerim!

İnsanlığın ve vatanın saadet ve selâmeti için el ele, gönül gönüle vererek hizmet edelim. Bizden sonra gelenlere ve geleceklere temiz bir vatan, güzel bir idare bırakalım. Beyazı siyah göstermekten kurtulmuş, hırs ve emelleri için, nefsânî arzuları için, maddî çıkarları için yaptığı bütün kötülüklere pişmanlık duymuş, tevbe demiş insanlar yetiştirelim.

Tek gayesi hizmet olan, cennet vatana, sevgili millete hizmet verebilecek duygu ve düşünceye sahip, imanlı, ahlâklı, tertemiz insanlar yetiştirelim.

Haramdan, yalandan, art düşünceden, kötü emellerden kurtulmuş, ruhu hür, vicdanı hür insanlar yetiştirelim.

Aman Allah’ım! Bu iyi insanları bize nasip et. Bunlar benim arzu ve isteklerim. Memleketimize barışı, kardeşliği getir. Öyle kardeş olalım ki gönül gönüle vatan sathında, dünyaya kardeşliğimizi ilân edelim de dünya hayretlere düşsün ve bize “Maşallah!” desinler.

Canım Kardeşim!

Olmaz şeylerden bahsetmiyorum. Hayâlperest değilim. İmanlı, ahlâklı, namuslu, kötülüklere dur, diyen insanların yapamayacağı ne var ki!

Ben yine öğretmenlerime can ü gönülden seslenirim: El ele, gönül gönüle verin. Hizmeti gaye edinin. Çocuklarımızı çok iyi yetiştirin. Onlara barışı, kardeşliği işleyin. Ben size dua eder, hizmetinizden dolayı teşekkür eder, ebediyyen iyilikler dilerim.

Yine anne babalara seslenerek diyorum ki: Kıymetli vakitlerinizi, çocuklarınızı iyi yetiştirmekte kullanın. Onların dersleriyle yakından ilgilenin. Sokak çocuklarından, edep ve hayâdan mahrum kişilerden onları koruyun ve ellerinden sımsıkı tutun. Biraz evvel elinden tutulmayan, sokağa itilen çocukların kötü yollara düştüğünü,-Aman Allah’ım!- içki, uyuşturucu, kumar alışkanlıkları olduğunu, hırsızlık, edepsizlik yaptıklarını ifade etmiştim.

İşte bunları yazmaktan vicdanım üzüntü duyuyor. Ama bunları sizlere hatırlatmak, söylemek bir uyarı mahiyetinde!

Allah’ım, o yavruları da büyük tehlikelerden korusun. Onları bu hâllere düşürenlerin, kötü emellerine âlet edenlerin şerrinden korusun Mevlâm! Bu yolda hepimiz sorumluyuz. Peygamber Efendimiz (s.a.) “Siz hanelerinizin çobanlarısınız. Yâni bekçilerisiniz.”[1] Koyununu, kuzusunu dikkatli beklemeyen, korumayan çoban, kurda kaptırır.

İşte diyorum ki bizden, bizim gibi görünmeye kalkanlar, halbuki bizden olmayanlar, içi başka dışı başkalar var. Böyle fikir taşıyanların şerrinden koru Mevlâm. Kötülüklerinden muhafaza eyle.

Çok hoşuma giden bir ilâhîde Hak dostu ne güzel yazmış: Gelin dostlar, eyvah demeden Allah diyelim. Ay bacadan aşmadan, dünyamız kararmadan, kötü emeller bizi esir almadan; el ele, gönül gönüle İslâm Âlemi olarak, sevgili vatan mensupları olarak can ü gönülden uyanmak ihsan etsin. Dostu düşmanı fark etmek, seçmek, akl-ı selim ile olayları güzelce muhakeme etmek, şuurlu, anlayışlı örnek insan olmak Allah bütün dostlara ve cümlemize nasip eylesin. Amin!

Selâm ve sevgilerimle Allah’tan iyilikler dilerim.

 

                              02. 01. 2004



[1] Buhâri, Ahkâm, 1; Müslim, İmâret, 20; Tirmizî, Cihât, 27



[ Geri Dön ]
Content ©
E-Kitaplar
Bir Ayet

16.46. Yahut onlar dönüp dolaşırlarken Allah'ın kendilerini yakalamayacağından emin mi oldular? Onlar (Allah'ı) âciz bırakacak değillerdir.

[ Nahl Sûresi:46]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
44 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 44 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları

©2002 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.