TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
  Bu Sayfayı Yazdır   Bir Arkadaşına Gönder


Ana Temel İhmâle Gelmez

Muhterem Dostlar!

1. Şeriat

2. Tarîkat

3. Hakikat

4. Marifet

Bunların dördü insanı kemâle getirir.

Şeriat: Şeriat-ı Muhammediye. Hz. Muhammed’in (s.a.) Allah’ın emriyle bize getirip, alın dediği kurallardır. Bu şeraitin   içerisinde Tarîkat-ı Muhammediye vardır. Tarîkat-ı Muhammediye, kişiyi Hakikat-ı Muhamme- diye’ye getirir. Hakikat-ı Muhammediye’ye vasıl olan Hak Yolcusu Marifet-i İlâhîye’ye ulaşır.

Sadâkât, ihlâs ile şeriatı yerine getirenler, Hz. Muhammed’in (s.a.) kurallarına, emir ve nehiylerine dikkat ederek emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker olan Hak Yolcuları için tarîkat-ı Muhammediye’ye, Hz. Muhammed’e (s.a.) giden yol açılır.

Tarîkat-ı Muhammediye’den de Hakikat-ı Muhammediye’ye, Hz. Muhammed’in (s.a.) ilm-i Ledünnüne, hakikat ilmine sâlik nail olur, ulaşır. Bu ilim de Marifet-i İlâhîye’ye yâni Allah'ı bilme şuuruna ulaştırır.

Bu Yolculukta ana temel, şeriatın kurallarına harfiyen uymaktır. Elbetteki seyr ü sülûk eden ihvânın elinden mürşid-i kâmil tutacak. Bir kâmil mürşide varmadan olmaz.

Üçüncü devre melâmiliğin kurucusu, Gavs-ı Azam, Pîr Seyyid Muhammed Nûr’dur. Her tarîkatın bir kurucusu vardır. Melâmet’ten öte bir tarîkat düşünemiyorum. Pîr Seyyid Muhammed Nûr, urûç ve nüzûlün yolunu açmışt, fenâ-yı tamda bekâyı vermiş.

Şeriat-ı Muhammediye’ye gönülden sarılan, Tarîkat-ı Muhammediye’de hedefe yürüyen Hak Dostlar, mürşid-i kâmiller, Pîr’,n telkînini aynen yaparlar. Önce fenâfillaha uğratırlar. Şirk fiilden fiilullaha, şirk sıfattan sıfatullaha, şirk olan vücuttan vücudullaha mazhar kılarlar.

Ne yazıktır ki, bazıları ana temel olan İslâm’ın nizamı Kur'an-ı Kerîm’in zâhirî ve bâtınî mânâlarını hâvi olan şeriattan, uzak bir hakikat ararlar. Böyle olanlar, değil ehl-i tevhit olsunlar, tevhit düşmanlığı yaparlar, taş attırırlar.

Pîrimizin devrinde ahkâmsız olanları, Pîr, cemiyetine almazmış ve onları katiyen kabul etmezmiş.

Muhterem Dostlar!

Melâmet’in krize uğramasının nedenlerini araştırdık. Nâehle görev verilmiş, olduk-bildik diye hakîkatten uzaklaşılmış. Bunları görenler de Melâmet’e taş atmışlar haklı olarak. Gerçek suç Melâmet’te asla değil; taş attıranlardadır.

Mürşidimizin bize telkîn ve nasihatleri: Asla abdestsiz olmayacaksınız. Siz öyle bir namazdasınız ki, salât-ı daimûn. Yâni daimi namazdasınız. Şeriatın abdestini suyla alacaksınız ki, bizim ihvânımız, zikre, tefekküre ancan bu abdestle ulaşır. Salât-ı daimûne de iç abdest zikrullah ile girer.

Şeriat inancı, ameli kuvvetli olanlar, emre itaat, telkîne sâdık olan Hak Dostlar, bu yolda hedefe ulaşabilirler. Yâni Hakikat-ı Muhammediye’den Marifet-i İlâhîye’ye.

Bazı hadiseler bizi tedirgin ediyor. Ahmet Efendi Hz.’lerinin bize emânet ettiği bu görevde: “Aman Sabri Efendi! Dikkat edeceğiniz özellikler var. Ana temel Şeriat-ı Muhammediye’ye can u gönülden hizmet. Allah rızası için yapılacak bu ibadet, ancak kişiyi tarîkat-ı Muhammediye’ye ulaştırır. Tarîkat-ı Muhammediye de Hakikat-ı Muhammediye’nin yolunu açar. O da Marifet-i İlâhîye’ye ulaştırır.

Şeriat, tarîkat yoldur varana

Hakikat, marifet ondan içerû

Şeriat, Kur'an-ı Kerîm’in zâhiridir. Bize “Yalan söylemeyeceksin. Haram yemeyeceksin. Hakk’a hukuka tecavüz etmeyeceksin. Allah Resûlü’nün eksiksiz, alın dediklerini alacaksın ve atın dediklerini de atacaksın.” der.

 Temsil ettiğin bu hakikat yolu, zerre kadar hile kabul etmez. Ne yazıktır ki eksikliklerimizi tevhide mal ediyorlar!..

İslâm’ın şartına eksiksiz inanıp, amel etme. Şeriatı sağlam olanlar, hakîkatte kemâle erdiler. “Biz melâmiyiz.” deyip de  şeriat düşmanı olanlar vardır. benim hem haccıma, hem de imamlığıma taş attılar. Allah onların mumlarını söndürdü.

Muhterem Dostlar!

Şeraitsiz yürüme râye noksandır.

Şeriat, mülk-ü Ahmed’dir, şeriat, aynen hakîkattir.

Şunu da ifade edeyim ki, şeriatın miraç yönüne, hakikat yönüne, vuslat yönüne mürşid-i kâmilin telkîniyle ulaşılır. Fenâfillah olarak bekâya erdiren Hak mürşitlerin himmetleriyle, lütuf ve keremiyle yollar açılır Dostlar.

Şeriatsız hakikat, hakîkatsiz şeriat asla düşünülemez. Ruh bedensiz, beden de ruhsuz olmayacağı gibi. Çok şükür bizler can u gönülden bu yoldayız, hizmetteyiz. Bir kanadımız Şeriat-ı Garra-i Ahmediye, bir kanadımız Hakikat-ı Muhammediye. Tek kanatla uçamayız.

Tevhide dahil olup da avam şeriatı, itikatı ile tevhide cephe alanlar var. “Biz ehli tevhidiz.” deyip de şeriattan uzaklaşanlar da var. 

Bu iki zümrenin arasında biz, birleştirici, barıştırıcı olmaya çalışıyoruz. Allah bu yolda yardımcımız olsun.

Bütün ehlullahlar, Hak Dostlar, velâyetle nübüvveti tevhit ettiler de kemâle erdiler. Velâyetten Hakk’ı ve hakîkati, nübüvvetten Hak Resûl’ü ve Dostlarını tevhit ederek Kavseyn yaptılar.

Allah'ın emri: “Beni sevenler, Muhammedime tabi olsunlar. O zaman Allah da onları sever ve bağışlar.”

Çok şükür Pîr Seyyid’in bize hediye ettiği ve emânet  ettiği ilm-i Ledün, melâmilik kanatlanmış ve şahlanmıştır.

Biz bu zümrelerin arasında büyük bir mücadeleden verdik. Bu büyük mücadeleden sonra Allah bizi muzaffer kıldı, yardımcımız oldu. Resûl’ü, habîbinin elimizden tuttuğundan hiç şüphemiz yoktur.

Bizi kemâle getirecek olan, hiçbir tarîkatın ismi veya mürşitlerinin, gavslarının büyük olmaları değildir. Hak mürşit yüzünden Hakk’a biat edenler, kemâle gelirler. “Habîbim sana biat edenler, bana biat ettiler” âyetine göre. Hâlis, muhlis Hak yolda emre itaat, telkîne sadâkâtle bütün engellerin aşılacağından asla şüphe etmeyelim. 

Biatı Hakk-ı Muhammed’den kılanlar merhaba

Buldunuz îmân-ı kâmil, cümle yâran merhaba.

Kâmil îmân, sâlih amelle olur. Sâlih amel de kâmil îmânla olur.

Buluştu bir ten ü bir can

Bu mülkü ettiler seyran

Niyâzi’den görünen ol

Ben ancak ad ile sanım.

Muhterem Efendiler!

Malûm-u âliniz, Melâmet, insanı fenâfillaha getirir. Şirk fiilden fiilullaha geçirir, aynası Kavseyn’dir. Yâni Cemü’l-Cem. Şirk sıfattan sıfatullaha geçirir, bunun da aynası Hazretü’l-Cem’dir. Tevhid-i zâtta fenâ-yı zât olur, mümkünü’l-vücut kalkar, Vacibü’l-Vücut tecellî eder. Fenâ-yı zâttan tecellî-yi zâta geçilir ki, tevhid-i zâtın aynası da Makam-ı Cem olur.

İşte yokluğu sermaye eden zât-ı muhterem buyuruyor ki:

Sermayemdir yokluğum

Hak varlığıdır kârım

Yokluğun ne büyük lütuf ve kerem olduğunu, yokluğun Hakk’ın varlığına ulaştırdığını beyan ediyor. Melâmet’in kemâlâtının Lâ ilâhe ilallah Muhammedün Resûlullah olduğunu zevken yaşamak Allah bize nasip etsin.

İşte Pîr Seyidimiz bize “Hak’ta yok olun ve Hakk’ı diyet edin.” Yâni fenâfillah, bekâbillah zevkiyle zevkiyap olun, diyor.

Allah bütün dostlara ve cümlemize bu zevkle zevkiyap olmayı nasip eylesin. Amin!

Muhterem Dostlar!

Bir dervişin fenâfillah, bekâbillah zevki arttıkça, hâlde tevhit ettikçe, görerek şahâdete erdikçe gün be gün aşkı, zevki, tevhide bağlılığı artacaktır. Bizi bu âli makamlara, Kur’an, Hadîs, Hadîs-i Kutsî makamlarına yücelten, Hak mürşidin telkînine sadâkâtimiz , saygı ve hürmetimiz artacaktır.

Sadâkâtin yolun açar

Dostun diyarına uçar

İki günümüz müsavi geçmeyecek. Daha olgun daha kemâlli olacağız. Bu da Hak mürşide gösterdiğimiz emre itaat, telkîne sadâkâtle olacak inşallah.

Sayın Dostlar!

Bu büyük mücadeleye bizi mecbur eden olaylar vardır. “Hakîkate erdik.” deyip de şeriattan uzak olanlarla; “Biz şeriatçıyız.” deyip  hakîkate taş atanların bu mücadelemize sebep olduklarını açıkça ifade ediyoruz. Bu mücadeleyi vermekteyiz.

Allah aşkına bu yolda gönül birlik, aşkla, zevkle hedefe beraber yürüyelim. Hedefimiz, vahdet kesret tevhit etmek.

Mazi ve istikbal olaylarına kendimizi kaptırırsak, hâlde tevhitten mahrum kalma ihtimâli olur. Hak Dostlar:

Ne maziyem, ne müstakbel

Hâlde tevhit edenler, ederler hep teşehhüt

Bunun için Hak dost buyuruyor:

Vermeyecek onlar hesap

Geçeyecek onlar sırat

Mürşide verdiler hesap

Hep gördüğü dîdar, hep cemâl olur.

Ulu Yaratanım!

Ledün ilminin, hakikat ve mânâ ilminin bize hâlini, yaşantısını, zevkini ihsân, ikrâm eyle. Bizi Muhammedîyetten mahrum etme. Hak Resûl’ün ahkâm ve ahlâkı ile bizi şereflendir Mevlâm. Îmân-ı kâmil, amel-i sâlihle Hak yoldan yürümeyi, Hak mürşidin telkînine sadâkâtle bütün engellerden aşmayı ihvânımıza ve cümle dostlara nasip eyle Mevlâm!

Bizleri de razı olduğun iyiler zümresine ilhâk eyle Mevlâm. Bizleri derken katibim İsmet Hocayı kastediyorum. Bizleri tevhide hizmet etmekten mahrum etme Mevlâm. Emrin ve rızan doğrultusunda amel etmemizi ihsân eyle. Amin! Amin! Vel hamdu lillahi Rabbi’l-Âlemin.

Allah'a emânet olun Dostlar!



Hüsayin Sabri SOYYİĞİT
25. 7. 2005


[ Geri Dön ]
Content ©
E-Kitaplar
Bir Ayet

10.107. Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir.

[ Yunus Sûresi:107]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
49 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 49 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları

©2002 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.