TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
  Bu Sayfayı Yazdır   Bir Arkadaşına Gönder


Kadere rıza

02. 06. 2001 

¡ áî©u £?Ûa ¡æb À¤î £'Ûa  å¡ß ¡éܨ£Ûb¡2 ¢?ì¢Ç a

 

¡ággggggggggggî©y £?Ûa ¡å¨à¤y £?Ûa ¡é¨£ÜÛa ¡ágggggggggggg¤Ž¡2

 

[1]  7¤á¢Ø Û ¥?¤î   ì¢ç ë b¦÷¤, ( aì¢ç ?¤Ø m ¤æ a 󬨎 Ç ë

Bazı olay ve hadiseleri elimizle teperiz. Hayrı tepmiş oluruz. Allah’ın istediğini sen de murad et. Kahır zannettiğin olayın içinde hayır, hayır sandığında şer olabilir. Allah görelim neyler, neylerse güzel eyler. Kadere rıza, Hak mürşidin al dediğini almak, at dediğini atmakla olur.

Biz dervişlerimize, cân dostlarımıza ne diyoruz:

-Atın yavrum, inadın zerresi varsa atın, tartışmayın.

Kimin evinde tartışma, sürtüşme varsa, iyi bilin ki huzur yoktur, sevgi, muhabbet yoktur. Ama inatsız ev nerde vardır? “Ben öyle demedim, sen ters anladın.”

Önemli olan karşı tarafı suçlamak değil, insanın üzerinden suçu kaldırmak. “Ben yanlış anlamışım, özür dilerim.”desene. Önemli olan insanı kazanabilmek. Karşı tarafı eksik, suçlu görüyorsan, sensin suçlu.

“Eksikliğin eyle kabul

Olursun indallah makbul

Yıkma sakın hiçbir gönül

Gönüldedir zevk u sefâ.”

Bütün dava şu insanoğlundan haset, inat, gurur, kibir, öfke, benlik, dedi-demedi, neden, dedikodu, malâyâni, sen-ben kavgası yâni nefisten gelen bütün kötülükleri kaldırabilme. Sil baştan! Hani iyilikte-hayırda, tenezzül ve tevâzuda yarışacaktık? Güleryüz, tatlı dil olup hatayı kendimize alacaktık? Var mı haklı olduğu halde hatayı üzerine alıp özür dileyen? Çıksın öne!

-Ama ben haklıyım..

-E, Allah’ın iyiliği, tabii haklı olacaksın. Yüzde yüz haklı olduğun halde özür dileyebilir misin? Nerde bu derviş, çıksın ortaya, elini öpeyim.

Yeni dervişim. Efendi uğraşır durur benimle. Cemaatın önündeyim. Gencim o zamanlar. Birisi geldi, beni suçladı, hakaret etti. Cemaatta tanınan, konuşan biri. Ama olayda ben yüzde yüz haklıyım. O sinirinde ona ne desen duymaz.

Gittim,

-Affet beni, dedim.

Ama meselede zerre kadar haklı değil. Kıldık yatsı namazını dağıldık. Ben gayet huzurlu, geldim eve yattım, uyudum. Hakaret eden eve giderken, arkadaşı,

-Hocayla niye tartıştın? O meseleyi çok iyi biliyorum, Hoca’nın dediği gibidir, sen yanlışsın.”demiş.

Adam:

-Emin misin?” diyor.

Arkadaşı:

-Evet, hoca haklı!

Dikkat edin beni kim müdafaa ediyor!

Adam:

-E, Hoca benden özür diledi, affet dedi

Arkadaşı:

-Ben de hayretler içinde kaldım. Yüzde yüz haklı olduğu halde seni susturmak için özürle tartışmaya son verdi.”

Adam tutuşmuş;

 -Eyvah eyvah, ben ne yaptım!

Sabaha kadar cami ile evi arasında gidip gelmiş. Namaza gittim, caminin önünde bekliyor.

Sarıldı

-Affet beni affet, bu gece göz kırpmadım. Ağladım durdum.

-Siz haklıydınız, diyorum.

-Hayır, vallahi haksız olan benmişim, bilemedim affet beni. Yalvarıyor.

Niye anlatıyorum bunu? Hakk’ı müdafaa eden var!   

[2]    åî©à¡×b z¤Ûa ¡á Ø¤y b¡2 ¢é¨£ÜÛa  ¤î Û a “Eleysallahu bi ahkemi’l-hâkimin.” Hâkimler Hâkimi Allah’tır. Niye O’na bırakmıyoruz, biz hâlletmeye çalışıyoruz. Hay Allah bize anlayış versin. Amin!

Adam, ölünceye kadar çevremden ayrılmadı, en az on beş sene. Sarılır boynuma:

 -Sen büyük insansın, beni affettin. der.

Eksikliğin eyle kabul

Olursun indallah makbul.

Bu ilâhîleri benim yazdığım yok. Allah yazdırmış.

Görevimiz gönül kazanmak, suçu örtmek. Sen dedin, anan dedi, baban dedi. İnat, kavga... Düş cehenneme yan.

[3] b¦ä¡£î Û ü¤ì Ó “Ya Musa, kavlen leyyine.” Şu tatlı dili ne zaman kullanacağız?

-Mezarda.

-Yahu insaf! Dil dönmez, kulak duymaz... Burada yavrum burada kullanacağız.Ya Musa, Firavun’u îmâna davet ediyorsun, tatlı dilli ol, yumuşak davran.

İnsaf yahu, senin eşin, dostun Firavun’dan kötü mü? Sivri kazık, çuvalda durmaz, kendini gösterir. Şimdiye kadar sustum, sabrettim, yeter, deme.

Dikkat edin, Allah sabredeni severim, sabredenle beraberim, diyor. Bakın, karne zamanı istiyorum ki, notlarınız yüksek olsun, sınıfı geçesiniz. Sonra gidip bir yerde Allah’ın huzurunda hesap mı vereceksiniz? Tutar kulağınızdan yine buraya yollar. Orda işinizi bitirin, gelin, der. Hesabı burada vereceksiniz. Aman yavrum, sabredenlerden ol, öfkelenme, inatlaşma, hiçbir şey ayağınıza  bağ olmasın.  Bir daha işin başına dönsek, ne kadar tatlı dil oluruz. Sizinle başa dönmek istiyoruz.

Memlekette birisi ekin ekmiş, hasat zamanı bire on, yirmi, elli, yüz, yerine ve bakımına göre verim. Bu zavallı on teneke ekmiş, on teneke almış.

-Ey Koca Allah demiş, sen hiç karışmadın bu işe, ektiğim kadar aldım.

İstiyorum ki, dervişlerim çok uyanık olsunlar, sözün en güzelini söylesinler. Allah’ın Settaru’l-Uyûp, ayıpları örten, sıfatını kullansınlar. Ört ayıpları, korkma. Allah’ın yanında makbul olursun.

Evleriniz cennet oldu mu? Peygamber çıksa gelse

-Ben Hz. Muhammed’im.

Kim kabul eder beni evine? Var mı bana göre ev sizde”dese,  o zaman dört dörtlük derviş kesilirdiniz. O’nu hemen eve getirirdiniz.

Demek beni şimdiye kadar eve getiremediniz, şimdi getireceksiniz!

-Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah nerdedir?

-Hâldedir, zevktedir, meriyettedir, sohbettedir.

Allah ve Resûlü bize neyi tavsiye ediyor?

-Tatlı dil, güler yüz olmayı, elinizdekine kanaat etmeyi, mütevazı, alçakgönüllü olmayı, düşeni kaldırmayı, iyilikte, hayırda yarışmayı, halkın yüzünden Hakk’ı sevmeyi.

Allah bize anlayış versin, sevdiklerinden ayırmasın.

Hak yolunda yürümek ne güzel! Hakk’ı bâtılı fark etmek ne güzel! Melek soracakmış ki “Sen kimsin?” Sen meleğe sor: Sen kimsin?..

Sen cevap ver:

-Ben ehl-i tevhidim. Halkın yüzünden Hakk’ı tanıyıp severim. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah’ı hâlde yaşayanım. Al melek benden hesabı, işte veriyorum. Kesret, vahdet tevhît edenim. Aşkla zevkle Allah diyenim. Sırat-ı müstakîmden gidenim. Dinim İslâm, kitabım Kur’an, yolum nûrdan.

Allah da dinlesin, peygamber de! Ne güzel. Belki yine onlar söyler, ama ben varım ya arada! Çık aradan kalsın yaradan.

Derviş kadere rıza gösterendir, adımını göre göre atan, çukur yere basmayandır. Avam mezarlıktan Allah’a gidecek. Derviş, mürşid-i kâmilden gidecek. Gönülden gidecek. Hakk’a giden yol,  senden sana gider ol. Allah bize aşk, sevgi, muhabbet versin. Razı olduğu iyilikleri bol bol ihsân eylesin.

Allah, insanı kendisiyle süslemiş. İğnenin ucunu kime batırsan Hakk’a batırırsın. O güzellikleri veren çekildiği zaman en derin toprağa gömüyorlar seni. O sendedir de işlersin, aklın var, gücün, kuvvetin, zekân, anlayışın var. Dilin döner, göz görür, kulak duyar. Allah bize anlayış versin. Amin!

Mürşidim derdi ki:

-Allah iliğine işlemiş, senin Allah’tan haberin yok.” Daha cesaretle konuşan zât-ı muhterem! Cibilliyetinize işlemiş Allah, derdi.

Kanaatkâr olacağız. Kim diyebilir, ekmeğim yok?! Memlekette bir dostumuz ezanı dinlerken bir ekmek almış, onu yemiş iftarda. Koca Allah, demiş, bir daha katık ararsam beni cezalandır, yeter ki Allahuekber, ezanı kaldırma üzerimizden. Ruhu şâd olsun.

Şimdi bizde şükür yok, nimet var. Hamd olsun ya Rabbi, çok şükür diyen yok. Hırs çuvalının altı yırtıktır. Olsaydıların sonu gelmez. Hanıma söylüyorum, evlendiğimizde neyimiz vardı? Şimdi? Hamdolsun! Ama benim en büyük kazancım, dervişlerimdir. Allah beni dervişlerimden ayırmasın. Amin!

Ben, sizlerle zenginim.

-Nedir sizin zenginliğiniz?

-Bakın bu sıcakta toplanmışsınız. Allah diyen dil var sizde. Hak’la gören göz var sizde. Ehl-i zikirsiniz.

Allah:

-Ne kazandın?derse,

-İşte Allahım hepsini sana veriyorum, diyeceğim. Çok şükür abdestlisiniz, ehl-i tevhîtsiniz. Allah zikir, sevgi, muhabbet versin. Amin. Zenginliğimiz zikrullahtır. “El kanaatü kenzün lâ yefnâ” en büyük zenginlik kanaattir.

Yunan kralı gecekondular arasında dolaşırken, yıkık dökük bir barakada fakir bir adam görüyor. Bakıyor adam bilgin, ilim adamı, filozof.

-Ben yunan kralıyım, dile benden ne dilersen, diyor. Adam:

-Gölge etme, başka ihsân istemem!”diyor. teneke barakada krala geç diyor, geç! Adam barakada, ama gönlünde saraylar, hanümanlar kurar. Gönlünde Allah yatar.

Manisa’nın bir kazasına gittim. Çöpçü Yaşar Ağa’yı sordum. Al işte şurda, dediler, gösterdiler. Yanına gittim, süpürüyor. Allah Allah Allah! Selâm verdim,

-Ne yaparsın?”dedim.

-Süpürürüm enfüs, âfâk ne varsa.

Dedim:

-Günahları süpürür müsün?

-Allah derim, zikrullah ile gayrıyeti süpürürüm.

-Tanır mısın beni?

Baktı. “Sen dervişsin”dedi. “Sen Sabri Efendi’sin”dedi.

Yeni tanışıyoruz. Saruhanlı. Duymuşuz birbirimizi.

“O’nu ne yapacaksın, delidir. İşini çok iyi yapar, ama durmadan bir şeyler der.”diyen amirinden izin istedim. “Ne demek, bir gün, iki gün, bir hafta. Yaşar Ağa dört kişinin yaptığı işi yapar. İşine sâdıktır, dedi.

Oturduk, sohbet ettik. Ne yapayım ben krallığı, padişahlığı. Saray görürsün içinde huzur yok, cehennem. Küçük bir baraka, ama içinde Allah ve Resûlü var, aşk var, sevgi var. bütün dava gönüllerde taht kurabilme, gönüller fethedebilme.

Gönül şehri sarayında gözüm gördü dilârayı. Onun için gönüller eri olacaksınız. Tatlı dilli güler yüzlü, kanaatkâr olacaksınız. Güzel ahlâkınızla çevrenize nûr saçacaksınız.

Allah, bizi Allah demekten mahrum etmesin.

 

 

HACI BABA

 


 

          Helâl ile haramı fark edeceksin.

         Aşkla, zevkle doğru yoldan gideceksin.

         Adımların göre göre atacaksın.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

         Mütefekkir, gerçek insan olacaksın.

         Melâmiliği aşkla zevk edeceksin.

         Râbıtanın dışına çıkmayacaksın.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

         Kesretle vahdeti tevhit edeceksin.

         Her yüzden aşk ile Hakk’ı seveceksin.

         Emre mutî, sâdık derviş olacaksın.

     Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

         Şuhût ile Hakk’ı zâkir olacaksın.

         Fenafillâh şuhûduna ereceksin.

         Tecellî zâtın mazharı olacaksın.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

 

         “Din nasihattır” telkîni alacaksın.

         Kâmil îmânı onunla bulacaksın.

         Kenzi-i mahfi’nin sırrına ereceksin.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

 

 

 

 

         Hak mürşidin itimadın alacaksın.

         Ol Sultanın gönlünde yer tutacaksın.

         Sadâkatle gerçek derviş olacaksın.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

 

         Günden güne aţka, farka geleceksin.

         Harem-i ismete zevkle gireceksin.

         Kelâm-ı Hak ile sohbet edeceksin.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

 

         Vahdetten kesrete nüzûl edeceksin.

         Hak’tan aldığını halka vereceksin.

         Her hâlinle örnek insan olacaksın.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

 

         Âşık, sâdık, ârif ihvân olacaksın.

         Hak Resûl’ün hâlini yaşayacaksın.

         HÜSEYİN SABRİ, Hakk’a şükredeceksin.

         Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!

 

                                                                                  Tosunlu, 1.12.1993


 

[1] Bakara, 2/216

[2] Tîn, 95/8

[3] Tâhâ, 20/44



[ Geri Dön ]
Content ©
E-Kitaplar
Bir Ayet

109.1. (Resûlüm!) De ki: Ey kâfirler!

[ Kâfirûn Sûresi:1]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
62 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 62 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları

©2002 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.