TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
  Bu Sayfayı Yazdır   Bir Arkadaşına Gönder


TEVHİDE HİZMET

İzmir, 11. 02. 2010

Esselamualeykum

Çok Muhterem Dostlarım,

Selam, sevgi, dualarla sizlere sonsuz iyilikler dilerim.

Muhteremler,

Sevgili üstadım Ahmet Efendi Hz.’leri buyurdu ki:

“Sabri Efendi, inanıyorum siz bu emaneti koruyacaksınız, muhafaza edeceksiniz. Buna, layık olduğu hizmeti vereceksiniz.”

Bu zat-ı muhteremin nasihatini yerine getirebilmek için ilahiler, mektuplar, birçok sohbetler yazıyoruz, diller döküyoruz. Bazılarınız belki de “Bu kadarı da fazla” dersinizdir. Değil fazla, bütün ömrümüzü tevhide hizmete vakfetsek asla yeterli değildir efendiler.

Elli sene evvel can mürşide biat ettiğimiz zaman aman Allahım neler neler varmış… İlimsiz, irfansız fetvalar, indî manâlar, şeriatı hakikate karşı göstermeler, hakikati de şeriata karşı göstermeler… Bu yolda çatışmalar, siz-biz, niçin-niye, bir sürü nedenler…

Sevgili Dostlar,

Pîr Seyyid Muhammed Nuru’l-Arabî Hz.’leri, Kur’an yolundan yürümüş. Akaid dersleri vermiş. Ehl-i sünnet itikadı ile gönüller fethetmiş. Mali durumu müsait olan dervişleriyle hac yapmış. İslam’ın beş şartına gönülden bağlanmış, bütün dervişanına “Önce Şeriat” demiştir.

3. Devre Melamiliği zuhura getiren Pîrimiz, yirminci asırda bütün tarikatlara ışık tutmuş, hedef göstermiş. O devirde Pir’i tanıyanlar, birçokları elini öpmüş, biat etmişler. Pîrimizden sonra Pîr’in erkanı ile bir müddet devam etmiş, Üsküp’te ve havalisinde Melamet kemalini izhar etmiş. Fakat Osmanlı’nın Balkanlarda, Trakya’da bozulduğu zaman tevhid ilmine, ilm-i Ledün’e birçok batıllar, hurafalar, yanlışlar karışmış. Ehil olmayanlara görev verilmiş. Ordan gelen eski ihvanlardan Pîrimizin izinden gidenlerle tanıştık. Çok iyi, aynen Muhammedî Melameti yaşıyorlardı ve maalesef yanlışa gidenler de çoktu.

Biz elli senemizi bunlarla mücadele etmekle geçirdik. Çok şükür ehl-i sünnet dostlarımızla mürşidimizin telkini üzerine devam ediyoruz.

Hasan Fehmi Hz.’leri çok ağır hastalık halinde, koma halinde Efendimize üç nasihat yapmış. Bu üç kelimeyi  yarım saatte söylemiş. Nitekim o gece de vefat etmiş. O kelimeler:

“Oğlum Ahmed,            Şeriattan ayrılma

İhvan arasında tefrika yapma

Nasıl aldın öyle ver.”

Başı düşmüş, Efendimiz de ağlayarak yanından çıkmış, hatta köşebaşına kadar ayakkabılarını eline almış da yürümüş.

Efendimiz bu üç nasihatını bizim gönlümüze nakşetti. Bu bozuk düzene karşı oğlu Hasan Fehmi Efendi’yi İmam-Hatip’te ve sonra da Libya Şeriat Fakültesi’nde okuttu. Biz de mürşidimizin nasihatıyla iki oğlumuza İmam-Hatip ve İlahiyat okuttuk. Bu bozuk düzene dur diyebilmek için gecemizi güne kattık. Çok şükür mürşidimizin telkini ve nasihatı üzerine hedefe yürümekteyiz.

Belki aklınızdan geçer ki: Hedef nedir?

- Hedef, Kur'an ile yürümek. Şeriatın bütün kurallarına gönülden bağlanmak. Hak

mürşidin emrine itaat, telkinine sadakat ile dervişanı hidayet olunan yolda Allah'ın izniyle yürütmek.

Bir olayı da anlatmadan geçemeyeceğim:

Şeriatı olup da hakikatten uzak olanlar, bize taş attılar ve hâlâ atmaktalar. Hakikate erdim deyip de şeriattan uzak olanlar, onlar da bize taş attılar ve atmaktalar. Çok şükür bizler Hak dostlarla beraber hem şeriat hem de hakikatle yürümekteyiz.

Hem şeriat, hem tarikat hem hakikat marifet

Bir melâmiden zuhur etti bu hikmet madeni

Çok şükür taş atanlar, yoruldular. Eskisi kadar hedef olmuyoruz, ama rahat da değiliz.

Gelsinler; şeriatı hakikatle süslesinler.

Gelsinler; hakikatteyiz diyenler de hakikati şeriatla giydirsinler.

Sakın soyma anı nâmahrem içre

Yüzü suyu hayasıdır şeriat

          Şeriatsız yürüme râya noksandır

Şeriat mülk-i Ahmed, şeriat aynen hakikattir.

Taş atanlara taş atmıyoruz. Onların suçu yok, fakat taş attıranlara darılıyoruz. Namaza, oruca, hacca, zekata karşı göründüler. Allah böylelerin şerrinden cümlemizi korusun.

Çok şükür dostlar, huzurdayız, Pîr’in yolundayız, izindeyiz. Hakikate sarılarak Hakk'a sarılıyoruz. Meratib-i tevhid ile, fenafillah ile kurb-i feraize varıyoruz. Ahkam-ı Şer’iyye, ahlak-ı Muhammedî ile kurb-i nevafile Hz. Muhammed’in mülküne giriyoruz. Üstadımız urucun, nüzulun yollarını açtı.

Ledün ilminin ana temeli, Lâ ilahe illallah Muhammedün Rasulullah’tır. Lâ ilahe illallah’ta üç mertebe vardır:

Nispet fiilden fiilullaha

Nispet sıfattan sıfatullaha

Nispet vücuttan vücudullaha geçiş vardır. “Mûtu, ölünüz.” Zatından zatına mazhar düşenler, kurb-i feraiz zevkiyle zevkiyap olurlar.

Bu yerdir şehr-i hakikat

Bu yerde zahir olur Hak

Gören Hak görünen Hak

“Fe eynema tuvellû fesemme vechullah” Nereye dönsen hemen Allah. O yerden hâli yer yok.

Sevgili Dostlar,

Bir hadiste “Kim Lâ ilahe illallah dediyse, cennete girdi.” buyruluyor. Bu, kuru laf ile değildir. Mürşidin telkini ve tarifi üzerine fena-yı efal'den tecelli-yi efal'e, Cennetü’l-Efal’e girdiler. Fena-yı sıfat’tan tecelli-yi sıfat’a ererek Cennetü’s-Sıfat’a erdiler. Fena-yı zattan tecelli-yi zat-ı İlahiye'ye mazhar düştüler de ölmeden evvel ölmenin sırrına erdiler. Öyle bir sır ki, dil tariften aciz.

Kim ne halidir ve mali ol mahal

Aklı fikretmez o hali fehm u hal

Cenab-ı Hak fenafillah olanlara sesleniyor: “Allah'ı sevdiğinize göre, seviyorum dediğinize göre habibim Muhammedime tabi olun. Tabi olun da hatmu’l-makam olun. “

Üç mertebe fenafillah mertebeleri, üç makam da beka makamları.

Bekanın birinci makamı: Makam-ı Cem. Kurb-i feraiz. Mansur makamı. “El vahde bilâ kesre” “Kesreti olmayan vahdet.” İşte bu makamda Peygamber Efendimiz “ Men reani fekad real Hak” “Muhakkak beni gören Hakk'ı gördü.” diyor.

İkinci makam, Hazretü’l-Cem. Kurb-i nevafil. Tafsilat-ı Muhammediye. Hz. Muhammed’in doğuşu. Bu, şeriat makamı, farkiyet makam. Kapısında kul var, sultandan içeru. Peygamber Efendimiz buradan sohbet etmiş, Hadis-i Nebevî demiştir, bana ait haberler, hadisler.

Tabii ki kurb-i feraizden yani birinci makamdan anlattıkları da Kur’an.

Aman dostlar, Kur'an’la hadîsi karıştırmayalım.  Peygamber Efendimiz kulluk makamda, tafsilat makamda “Rabbî zidni ilmen” “Rabbim ilmimi ziyade et” “ve fehmen,” anlayışımı da ziyade et. “Ve elhıkni bissalihin” “Beni salihlerden ayırma.”

Tafsilat-ı Muhammediye öyle bir makam ki kılı kırka yarar, sarikin/hırsızın elini keser. Zinacıları sopalar, taşlar. Zalime haddini bildirir; mazlumun hakkını korur. Bu makama Farkiyet makam da denir. Yani iyi-kötüyü, Hakk'ı-batılı, helali-haramı, fark ettiren makam. Bu makamda ayağı kayan, şeriatın dışına çıkmış, sırattan düşmüş, nâr-ı cehime düşmüş. Onun hayatı cehennem.

Sevgili Dostlarım,

Ancak bu makamda Allah rızası için ibadet edilir. Hiçbir şey beklememeksizin. Bu zat-ı muhteremlere kapılar ardına kadar açık. Vahdette harem-i ismette vuslat-ı yarla halvet olurlar. Kesrette Hz. Muhammed’le tanışır, buluşur, bilişir, sevişir, hayırlı bir ümmet olduğunu yaşantısıyla, ahlakıyla, ahkamıyla isbat ederler.

Allah bu hali yaşayan, âşık, sadık, arif derviş olmayı cümlemize nasip etsin. Amin.

Üçüncü makam: Kavseyn makam. Cem’le Hz.’ül-Cem’i cem ettiği için Cemü’l-Cem de denir. Yani Cemleri cem eden Cem. Bu makam sohbet makam. Vacip makam. Ademiyet makam. Öyle bir hal ki dil bunu nasıl ifade etsin?, Umman, sonsuz bir deniz. Dalgaları nâmütenahi. Dervişanla zat-ı Hak öyle kenetlenmiş ki denizi dalgadan dalgayı da denizden uzak göremezsin. Zat-ı muhteremin buyurduğu gibi:

Kesreti vahdette bulmak, vahdeti kesrette hem

Bir ilimdir cümle ilm u irfan andadır.

Bu, Lâ ilahe illallah Muhammedün Rasulullah’ın Ledün ilmindeki kemalatıdır.

Sevgili Dostlar,

Meratib-i tevhidi, makamat-ı tevhidi halde yaşayalım. Yarınlara bir şey bırakmayalım. Halde tevhid edenler ederler hep teşehhüd. Pîr Seyyid Muhammed Nur açık seçik Ledün ilmini izhar ve ilan etmiş. Bu sırra erenler erdi. Yarınlara bağlananlar, onlara da ihsan eylesin Mevlâ.

Sevgili Dervişim,

Geçmeyecek bunlar sırat

Vermeyecek bunlar hesap

Mürşide verdiler hesap

Hep gördüğü didar, cemal olur.

Cemal-i yâre bakarken Fehmi, tevhid hançerini duymadı canda.

Ulu Sultanım,

Dilimizin ifade ettiği kadar bir şeyler anlatıyoruz. Eksik hareketleri kendimize veriyoruz.

Kemalat Hakk'ındır. Çok şeyler ifade etmek isteriz de korkarım ki sevgilinin çadırına taş attırmış oluruz.

Gelin Dostlar, akl-ı selimle düşünelim. Halde tevhid edelim. Kelamı, Hak'tan duyalım. Rabbim Allah, nebim Hz. Muhammed diyelim. Halka hikmetle bakalım. Kesreti vahdetten, vahdeti kesretten ayrı görmeyelim.

Ulu Yaratanım,

Bizi bu yolda vuslat-ı yarla halvet eden, perdelerden öte geçen, “Lâ havfun aleyhim” sırrına mazhar olan, yarınlara hiç hesap, iş bırakmayan, Hakk'ı diyet ederek naz ve niyaza yükselen, Muhammedî Melamette güzel ahlakla, tatlı dille tevhidi koruyup muhafaza eden eyle.

Ulu Yaratanım,

Rızan doğrultusunda tut elimiz. Bir an olsun bizi senden ayırma. Çocuklarımızı koru Mevlam. Memleketimize huzur ver. İslam Alemi’ni Müslüman olmayanların şerrinden koru Mevlam. Helali helal bilen, haramı haram bilip fark eden, yaşantısında Kur'an-ı Kerim’le yürüyen, Allah'ın emirini tutup yasaklarından kaçınan zümre-yi salihine bütün mü’minleri dahil et.

Mevlam, sana nasıl hamd etsem, nasıl şükretsem? Mevlam sonsuz hamd u sena, sonsuz şükürler olsun.

Mevlam, dilimizi Allah demekten mahrum etme. Bir an olsun bizi zatından uzak etme. Hz. Muhammed’in yolundan, izinden gitmemize yardımcı ol Mevlam. Amin! Amin!

Bütün ehl-i imana, sevgili ihvanlarımıza, Hak dostlara selam olsun. Bu isteklerimi kaleme alan, büyük bir sadakatle yazan, yazarken hiç bezginlik, usanma göstermeyen İsmet Hocadan Allah razı olsun. Allah gönlünün muradını versin. Bizi birbirimizden hiç ayırmasın.

Dostlar,

Şunu da ifade edeyim ki, Pîr Seyyid’i hale getirmek bizim görevimiz. Ledün ilmini gerektiği gibi korumak, yaşamak, yaşatmak bizim görevimiz. Bu ilim bize kadar geldiyse, Allah'ın izniyle onu gönüllere aşk, başlara tâc etmek, ehline emaneti vermek bizim görevimiz. Allah bu görevi hakkıyla yapmayı bizlere nasip ve kısmet etsin inşallah.

Öyle tedbirli ve dikkatli olmalıyız ki şimdiden sonra kimse onu bozmaya cesaret edemesin, Ledün ilminin aleyhinde konuşamasın. Allah korusun ve muhafaza eylesin Pîr Seyyid Muhammed Nur’un emanetini. Amin!

Selam ve dualarla hepinizi Allah'a emanet ediyorum.

 

HACI BABA

 

Hüseyin Sabri SOYYİĞİT

 



[ Geri Dön ]
Content ©
E-Kitaplar
Bir Ayet

26.190. Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

[ Şuarâ Sûresi:190]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
49 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 49 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları

©2002 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.