TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
  Bu Sayfayı Yazdır   Bir Arkadaşına Gönder


DERVİŞ KİMDİR?

GÖNÜLLER FETHEDENDİR DERVİŞ

 

Mürşit elin öpendir derviş

Rızasını alandır derviş

Kadere razı olandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Hak emrini tutandır derviş

Helal-haram seçendir derviş

Varlık benlik atandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Hakk'ı diyet edendir derviş

Uruç nüzul edendir derviş

Farkı fark edendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Emre sadık olandır derviş

Çokça zikir yapandır derviş

Tefekkür edendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Çok sabırlı olandır derviş

Canda canan bulandır derviş

Hak nuruyla bakandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Şeriatı olandır derviş

Hakikate erendir derviş

Âşık sadık olandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Ârif insan olandır derviş

Halktan Hakk'ı sevendir derviş

Haline şükredendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Çok sabırlı olandır derviş

Merhametli olandır derviş

Hak Rasulü sevendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Allah'ın sevdiğidir derviş

Mütevazı olandır derviş

Dünya-ukba geçendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Naz ve niyaz edendir derviş

Dost ile dost olandır derviş

Mahremine girendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

Dervişleri sevendir derviş

Sohbet Hak'tan alandır derviş

Sabri sabredenlerdir derviş

Gönüller fethedendir derviş

 

 

02. 02. 2010

Esselamualeykum

Muhterem Dostlar,

İki gün evvel aklımdan geçti. Bana sorsalar ki:

- Dervişle derviş olmayanın arasındaki fark nedir?

Buna cevaben bu ilahiyi yazdım.

 

 İLAHİNİN ŞERHİ/AÇIKLAMASI

 

Mürşit elin öpendir derviş

Rızasını alandır derviş

Kadere razı olandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

Derviş, mürşidin elini öpecek, ama rızasını da alacak.  El öpersin ama rızasın alma şartı vardır. Mürşit razı mı senden? Mürşidin senden razıysa, o zaman dervişlik kolay.

Kadere razı olmak, en zoru dervişliğin. Kaderde celal var, kahır var, azap var, hesap var; cemal de var. Kerbela’da Hz. Hüseyn’in başına kaderin cilvesi geldi. Kadere razı olmanın örneğini verdi. Kahretmedi. O gün onlara kahretseydi, Allah onları hak ile yeksan ederdi.

Allah'ın emrine razı olandır derviş. Allah'ın takdirine, mukadderatına razı olandır. Karşına bir olay çıktığında “Eyvallah”  diyelim. Bütün dava ilahi takdire dervişin razı olmasıdır.

Gir kamil gönlüne cennet dilersen

Fedhuli buyurdu Kur’an içinde

Gönülde yer tutma! Bir mürşide sevilmek, bütün gönülleri fetheder. Derviş yalnız ihvanın değil komşunun, herkesin gönlünü fethedecek. Çünkü her gönülde Allah vardır, her varlıkta Allah vardır. Tatlı diliye, güler yüzüyle güzel ahlakıyla çevresine nur saçacak, gönülleri fethedecek. Allah bize çok iyilikler versin, huzur versin.

 

Hak emrini tutandır derviş

Helal-haram seçendir derviş

Varlık-benlik atandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

Âyet-i kerimede Cenab-ı Hak buyuruyor ki: “Taraf-ı âliyemden Habib-i edibim neyi getirip alın dediyse onu alın, neyi atın dediyse onu atın.” Bu bir emirdir. Allah'ın emirlerini tutup yasaklarından kaçınmalıyız.

Allah'ın emri: Haramdan kaç, yalandan kaç. İbadat u taat eyle. Namazını oruçunu, haccını, zekatını eda eyle. Allah bu yolda elimizden tutsun. Peygamber Efendimiz’e soruyorlar:

- Ya Rasulallah haram nedir?

- Haram ateştir, buyuruyor.

Derviş bunu fark etmelidir. Helalle haramı seçersen, haramı elinin tersiyle itersen, helal lokma yersen sensin derviş.

Gurur, kibir, şirk olan varlıklarını, benliklerini atandır derviş. Varlıklı, gururlu, kibirli, inatlı oldun mu derviş olamazsın. Bunları kulak ardı etmeyesiniz. Bunları Allah'tan aldım da yazdım.

 

Hakk'ı diyet edendir derviş

Uruç nüzul edendir derviş

Farkı fark edendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

Bir hadis-i kutside “Sevdiğim kulumun diyeti olurum.” buyuruyor Allah. Sevilen kul olabilmek için kul O’na gönülden bağlı olacak.

Allah'a sorsak ki:

- Ya Rabbi hangi kulu seviyorsun?

- Benim sıfatlarımı benim rızam doğrultusunda kullanan kulu seviyorum, der bize. Ben böyle yorum yapıyorum. Siz başka yaparsanız ona da eyvallah, derim.

Biz Allah'ın sıfatlarını kullanıyoruz. Bunlar bizde baki değildir. Göz emanettir, Allah'ın emanetidir, Allah'ın istediği gibi kullanacaksın. Allah'ın nuruyla bakıyor senin gözün. “Onlar Allah'ın nuruyla nazar ederler.” Tecelli sıfatın mazharıyız. Bütün sıfatlar Allah'a aittir. Her şey emanet bizde. Bizdeki her şeyin sahibi Allah’tır. Ruh  da emanettir.

Uruç: Vuslata doğru yükselme. Uruç etme, Hakk'a vuslat. Derviş uruç ettiğinde; vuslat eder, halvet eder, dosta kavuşur. “Fe kane kabe kavseyni ev edna”ya ulaşır.

Uruc eden derviş,  sonra döner kul olur.  Nuzul, inme. Nuzul etmek, kulluğa inmek. Vahdetten kesrete inme. Hem yükselir, vahdete girer, hem kul olur, kesrete girer. Vahdetle vahdetleşir, kesretle kesretleşir. Hem halkı hem Hakk'ı birleştirir. Allah bizi o kamillerin himmetinden mahrum etmesin.

Derviş, nerde olduğunu bilecek, nerden sohbet ettiğini de bilecek. Nerden dinlediğini de bilecek.  

Biz Tafsilat-ı Muhammediye’de farkıyet sahibiyiz. Hak nedir, batıl nedir, helal nedir haram nedir, fark edeceğiz. Helalle-haramı, Hakk'la-batılı, nimetle necisi karıştırmayacağız.   Ayette: “Hak geldi, batıl zail oldu” buyruluyor. Biz de farkı fark edeceğiz. Farkıyet makam Tafsilat-ı Muhammediyedir, Hazretü’l-Cem’dir.   Allah bize dervişlik versin.

 

Emre sadık olandır derviş

Çokça zikir yapandır derviş

Tefekkür edendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

Biz sadakatimizin yüzde kaçını kullanıyoruz. Çok azını. Acaba tam sadık derviş miyiz?

Mürşid-i kamil bir emir verdi. O emre sadık olacaksın. Ama çok ağır gelecek sana. Olur!

İç ol zehri ki sonunda bal olsun

Sonunda zehr olan balı n’idersin

Sana zehir gibi gelir, ama hikmetleri, manaları var. Allah bize anlayış versin.

Mürşit dedi ki:

- Şu ayakkabılarını ver fakire.

Hiç tereddüt etmeden ayakkabılarını o fakire ver.

- Benim başka ayakkabım yok.

- Ne lüzum var böyle demeye. Böyle demeden emre uy. Sen de yalın ayak git

Aldın maaşını geldin eve. Mürşid-i kamil dedi ki:

- Ne kadar para varsa cebinde, cami avlusunda dağıt fakirlere.

Öyle sadakatin, gücün kuvvetin olacak ki artık bu ay ne olacak diye düşünme.  Hiç tereddüt etmeden

- Peki efendim, de.

- Efendim benim başka param yok

- Öyle mi, kalsın.

Sen varlıkla Hak'tan uzaklaşıyorsun. Hem maddî hem manevî yokluğu alacaksın.

- Peki efendim

Öyle bir derviş olacaksın ki hiç suyun bulanmayacak.

Bizim dervişliğimiz ağalık, ekabirlik. Yunus odun taşımış. İbrahim Ethem padişahlıktan geçmiş, hela temizlemiş. Bizimki sultanlık. Sen buğday ekmeği ile helva yiyeceksin. Ne babam devlet!

Mürşit dedi ki:

- Evin eşiğini değiştireceksin. “Bu kadın gitsin, boşa onu.”

Niçin efendim, niye efendim yok.

Hacı Bayram-ı Veli diyor ki:

- Allah için kurban olanlar gelsin.

Binlerce kalabalık arasından bir kadın, bir erkek çıkıyor.

Allah âyet-i kerimesinde “Vezkurullahe zikran kesira” “Allah'ı çok zikredin” buyuruyor. Kişi zikir yapabilmek için bütün olaylardan çekecek kendisini. Bir araya gelince soruyor biri diğerine:

- Nasıl olacak o bakkal işi?

- Sen memuriyeti ne yaptın?

Bunlara daldı mı olmaz. Derviş, Allah'a gönül veren derviş.  Bir dervişi oldu-olmadı, niçin öyle-neden böyle, hayır öyle-değil böyle’den zikrullah iyice alır. “Fezkurullahe leallekum tuflihun” “Çok zikrediniz ki felah bulasınız, huzur bulasınız, saadet, sevgi, muhabbet bulasınız.

Size açık bir şey söyleyeyim mi?

- Söyle Hacı Baba

- Dergahımızın zikir azlığı vardır. Bir müddet geç kendinden, dostla baş başa kal. Sonra Allah'ı hep uzakta görme kendinde gör. Biraz tanış O’nunla. Buluş, biliş O’nunla. Biraz seviş, kaynaş O’nunla. Hem buluşma, hem bilişme, hem de sevişme. Kiminle sevişiyorsun? Allah'la. Tanışır mısınız? Mülakata girip sohbet eder misiniz? O sende iken sen O’nu gayrıda arama yahu.

Bir dervişimiz biat etmişti, gelip gidiyor. Emekli kendisi. Dedi ki:

- Oğlan Ankara’da yedek subay okulunda. Gideyim, paşayla görüşeyim. Oranın komutanı benim sınıf arkadaşım. Görüşeyim de oğlanı buraya alalım. Dağıtımda İzmir’e gelsin.

- Ters tutmasın, dedim. Bir de bakarsın Samsun’a gider.

- Yok yahu. Olmaz

Ankara’dan dönüşünde bana geldi:

- N’aber, dedi, paşadan söz aldım. Bana hürmet, saygı gösterdiler. Oğlanı İzmir’e gönder, dediğimde “Tabi tabi” dediler.

- Fazla güvenme bu söze, deyince kızdı.

- Ne demek yahu? Sen hep bana ters düşüyorsun.

Birkaç gün sonra geldi:

- Sen benim oğlumu Samsun’a attın.

Benim ağzımdan Samsun çıkmıştı. Ankara ile Samsun, İzmir tam paralel.

Dedim ki:

- Sen attın onu Samsun’a. Biz sana tevhid verdik Allah'a dayanasın diye. Sen dayandın paşaya. N’aber? Seni gafil!

Sıkıntın oldu mu müracaat edeceğin en büyük merci, özünde senin. O sende iken sen O’nu gayrıda arama.

Bazen Allah'la sohbete mülakata girin. Derdinizi O’na anlatın. Her zaman en çok dertleşeceğin, sevişeceğin, kaynaşacağın, Allah’tır. Olur mu dersiniz? Olmaz, derseniz kalkar giderim. Allah bu dervişlere anlayış versin.  

İnsanları yolda bırakan, zikirsizlik. Vuslata getirmeyen, zikirsizlik. Zikredenler dost ile vuslat ederler. Zikredenler perdelerden geçerler.

- Ben çok zikir yapmışım efendim.

Dursun kenarda. Hepimizin zikri az. Zikrullah Allah'la arandaki mesafeyi kaldırır.

Girdim anın zikrine azalarım dil oldu.

Zikredenler mest olur, Allah ile dost olur. Hani nerde? Zikir az. Çok zikir yapacaksın gelip bana ilhamlar dökeceksin.

Ma’şallah, dervişime, nerden bu ilhamlar, feyizler, bu tuluatlar, bu zuhuratlar?

- Allah'tan efendim.

Dostlar,

Zikir yapılmazsa tefekküre ulaşılmaz. Allah bizi kendinden uzaklaştırmasın.

 

Çok sabırlı olandır derviş

Canda canan bulandır derviş

Hak nuruyla bakandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

Öyle bir kahra, öyle bir celale uğramışsın ki… Senin sabrın o celali, cemal edecek. Yoksa yanarsın orda. Öyle sabırlı olacaksın. Sonsuz bir sabır. Sabreden derviş muradına ermiş. Gel dervişim sabredelim. Sabır saadet getirir. Ben çok sabrettim de bak Saadet geldi, yanımda oturuyor. Çok sabırlı olan saadete, huzura erer.  

Can sensin, canan seni yaratan. Yaratan, yarattığından ayrı değildir ki. Ama O’nunla tanışmak, buluşmak, sevişmek, O’nu hissetmek, zevk etmek…

O sende iken sen onu başka yerde arama. Gitsem şeyhime diyorsun. Sendekine müracaat et Allah'a. Şeyhinde de O’ndan başka bir şey yok. Onda olan sende de var.

Kainata Hakk'ın nuruyla bakandır derviş. Allah'ın nuruyla bakar derviş.  Hakk'ın nuruyla bakan her zerrede, her yerde görür, sefasına erer.

 

 

 

Şeriatı olandır derviş

Hakikate erendir derviş

Aşık sadık olandır derviş

Gönüller fethedendir derviş

Şeriat, Hz. Muhammed’in alın, dediği şeylerdir. “ve ma atakumurrasulü fe huzuhu.” Şeriatın ahkamı çok geniştir. Abdest, namaz, hac, zekat bunun içinde. Yalan söylememek, haram yememek, hiçbir tecavüzü olmamak, nefsani bir kötülüğü olmamak.

Şeriatı zevkle, aşkla, severek alandır derviş. Namazı zoraki, askeriye angaryası gibi kılmayacaksın. Namaz, oruç, hac, zekat… Allah'ın emri bunlar. Bunların yapılması gerekir. Bunları seve seve yapacağız. Şeriatın sahibi kimdir? Hz. Muhammed (asv).  Bütün emirleri nehiyleri getiren, hadisleri söyleyen Hz. Muhammed. Şeriatı aldın mı dinin sahibi oldun sen de. Helali-haramı seçersin, Hakk'ı-batılı fark edersin. Şeriatı olmayan Müslüman olamaz zaten.

Şeriatın hakikatine eremezse, zahirde kalır. Şeriatın hakikati tevhiddir. Şeriatın hakikatine erendir derviş. şeriat, hakikatin dışında değil ki içindedir, hemdemdir.

Hakikat, kurb-i feraiz’dir. Şeriat kurb-i nevafil’dir. Kurb-i feraiz Makam-ı Cem zevki, vahdet zevki. Kurb-i nevafil, tafsilat zevki. Denizin dalgası gibi birbirinden ayrılmazlar.

Herkesin önünde bir geçit var: Ölüm geçidi. Öldü, Allah rahmet etsin diyecekler. Ben istiyorum ki dervişimizi ölüm geçidinden şimdi geçirelim. Ölüm onlara gelip pençesini takamasın.

Ölmüşüm ölmezden evvel, irdi canım vahdete

Ol beka-yı Gülşen-i vahdetteyim yekdane ben

Gir bizim bahçeye gör bülbülleri efgan eder

Cümle bülbüller içinde şeyda gör birdane ben

Hem aşık hem de bu yolda sadıktır derviş. Bizim ışığımız ufak da duyurmuyoruz onu vs., yok canım! 5000 mumluk ışık gizlenir mi? Dünyayı parlatır. İnşallah siz de Allah'ın nuruyla parlayacaksınız. Cehalet, küfür, gayriyet yanınızda tutunamayacak, yıkılacak. İbrahim (as) daha çocuk. Gidiyor kiliseye alıyor baltayı hepsini vurup kırıyor. Baltayı da en büyük putun başına boğazından asıyor. Bir gidiyorlar ki hepsi kırılmış, dökülmüş putların. Kim yapar kim yapar? Azer’in oğlu İbrahim yapar bunu, herhalde odur. Çağırıyorlar onu, diyorlar ki:

- Putlarımızı sen kırdın?

- Sorun babalarına kimin kırdığını, bak orda duruyor.

- o konuşmaz.

- Konuşmayan, cevap vermeyen, kendisine gelen zararı önleyemeyen şeye neye tapıyorsunuz? O ikilik istememiş demek, vurmuş kırmış öbürlerini. Bak balta başından asılı.

- Yok canım o yapamaz.

- Madem yapamaz, edemez, bilemez, diyemez. Elinizle yaptığınıza niye tapıyorsunuz?

Hz. İbrahim’a (as) ceza veriyorlar.

Hz. Ömer diyor ki: İki şey aklıma geldiğinde birinde ağlarım birinde gülerim. Birinde ağlarım zaman-ı cehalette iken kızlarımı canlı canlı çukura atardım, gömerdim. Beni bu cehaletten İslam kurtardı. Bun hatırladıkça ağlarım. Bir gün bayağı büyümüştü kızım. Çukur kazarken üzerime uçan toprakları eliyle döküyor. Biraz sonra ben onu kazma darbeleriyle parçalayıp o çukura atıyorum.

Birini de hatırladıkça gülerim: Ticarete gidiyoruz kervanla. Un kavurur helvadan putlar yapıyoruz. Giderken yol boyunca onlara ibadet ediyoruz. Yiyeceklerimiz bitince de onları yiyoruz. Bakın bizi İslam ne şerefe, ne meziyetlere ulaştırdı.

Arif insan olandır derviş

Halktan Hakk'ı sevendir derviş

Haline şükredendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

Anlayışlı, dikkatli olan insandır arif. Aşık olursun, sadık olursun, ama illa arif insan olacaksın. ölçülü, ayarlı, sözü sohbeti dikkatli, adımını göre göre atan, niçin, niye, nedenlere takılmayandır arif insan. Hoca haftaya Çarşamba imtihan var, diyor. Talebe, daha beş gün var nasılsa, üç gün daha var. Tam vakti, saati gelir, eyvah, der benim bugün imtihanım var. Olmaz ki. Vaktinde tedbirini alacak dikkatini edeceksin.

Halkın yüzünden Hakk'ı aynen sevendir derviş.

Efendim diyor ki:

Halka başka elbise

Giydirip düşme ye’se

İdrisleyin hulle biç

Halkı Hak'tan ayırma

Dervişin her gördüğü cemaldir. Halktan Hakk'ı seven, halktan Hakk'ı tanıyan, iğnenin ucunu kimseye dokundurabilir mi, elinin tersiyle itebilir mi? Seni sevmiyorum, diyebilir mi? Ama kim olursa olsun! Kim olursa olsun…

Halkın yüzünden Hakk'ı sevendir derviş ifadesi ucuz gidiyor.

Söyler kelam bakar sana

Görmez gözü hiç masiva

Vermiş gönül Hak'tan yana

Hep gördüğü didar olur, cemal olur.

Allah'ı halktan ayrı görenler, tevhid etmiş olmazlar. Aç gözünü hikmetle bak. Bu kainatta O’nun efalinden, sıfatından, zatından gayrı bir şey göremezsin. Allah bize anlayış versin.

Derviş bulunduğu hale şükredendir. Her halimize şükredeceğiz.

Dervişim diyor ki:

- Ooo çok şükür, ya Rabbi şükür

- Anladık da cemaline şükrediyorsun, ya celaline? Hadi şükret de göreyim

Dervişin hali vakti yerinde, zengin, sağlıklı, bereketli. Mesleği var, evi var, arabası da var da ooo çok şükür diyor. Evin olmasaydı, gelirin olmasaydı, günlük nafakanı hamallıktan çıkarır olsaydın şükretmeyecek miydin? Fakir, hasta, zelil olunca şükretmeyecek misin? Derviş her haline şükredecek.

Efendi Hz.’leri buradan sohbet ederken dedim ki:

- Efendim derviş için celali de cemali de …

Efendi Hz.’leri cümlemi yarıda kesti:

- Sus, sus, dedi. Allah bizi denemesin öyle.

Allah böyle bir imtihan etmesin. Kim dervişlikte kalır? Biraz zorlaşır bu iş. Allah bizi kendinden uzaklaştırmasın.

Çok sabırlı olandır derviş

Merhametli olandır derviş

Hak Rasulü sevendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

Var mı içinizde çok sabırlı olan. Tebrik ederim. Ben sabırlı insanlar yanında kendimi sabırlı görmüyorum. Yeterli değil sabrımız. Vurana elsiz olacaksın. Mürşidin bu aylık yiyeceğini dağıt dediğinde dağıtacaksın. Yalın ayak çarşıda pazarda dileneceksin. Çok sabırlı olacaksın. Sabır olmasa ne felaketler gelir. Sabır kurtarıyor bizi.

Hz. Ali üç gün ardı sıra iftar yemeklerini dağıtmış. “Ve yutimunet taami miskinen ve yetimen ve esira” Yanında olsam “Ya Ali çocukların aç, hanımın aç. Ey Allah'ın aslanı, dostu, ne yapıyorsun sen?” Peygamber Efendimiz “ırhemu ırhemu ırhemu” “Merhamet ediniz, merhamet ediniz merhamet ediniz.”

Bazı hainler/cimriler var. Aman Allahım yahu. Ayette buyruluyor ki:“Allah hainleri sevmez.” Allah diyor ki: “Benim rızam için verin de karışmayın. Bakın ben onu azaltır mıyım? Bire on, yüz, bin veririm ben.”

Hak Rasul nasıl sevilir?

Eğer, avam gibi Hak Rasulünü seviyorsan, uzaklaşıyorsun O’ndan. Bu, sevmiyorsun manasına da gelir. Hak Rasulü ilm-i Tevhidle seveceksin. İlm-i Ledünle bulacaksın. Lâ ilahe illallah Muhammedün Rasulullah kesret vahdet tevhid ederek, kesafetinden letafetinden bulacaksın. Hak Rasulü sana perde çekemeyecek. Mürşid-i kamilin telkini değil peygamberin, Allah'ın yüzünden de perdeyi kaldırır. Allah bizi mürşidin himmetinden ayırmasın.

Hak Rasulün haliyle hallenmedikçe, emrine sadık kalarak, izinden gitmedikçe, al dediğini alıp at dediğin atmadıkça, kendine önder kabul edip halini, ahlakını, yaşantısını O’na uydurmadıkça deme sakın ben dervişim.

- Efendim ben çok seviyorum Hak Rasulü

- Hadi şurdan..

- Allah'ı çok seviyorum efendim

- Ama hareketin Allah'a gitmez.

İnşallah Peygamber Efendimizi çok sevenlerden olalım.

- Ya Allah'ı efendim

- Hak Rasulden geçer Allah sevgisi.

 

Allah'ın sevdiğidir derviş

Mütevazı olandır derviş

Dünya-ukba geçendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

Peygamberi çok sevdin mi, izinden yolundan gidip O’nunla hemdem oldun mu Allah'ın sevdiği derviş olursun.

Allah kimi seviyorsa odur derviş. Allah seviyorsa dervişsin. Allah'la sevişmeyen, O’ndan sohbet almayan, O’nu enfüs-afak her zerrede fehmetmeyen/idrak etmeyen nasıl derviş olacak?

Devriş; mütevazı, gururu yok, kibiri yok, inadı yok, tertemizdir.

Herkes ukba için neler neler yapıyor.

Dervişim,

Hem dünyadan geçeceksin hem de ahretten. Allah; ben ahiretteyim, demiyor, ben sendeyim, diyor. İnşallah bulanlardan, bilenlerden olalım.

 

 

Naz ve niyaz edendir derviş

Dost ile dost olandır derviş

Mahremine girendir derviş

Gönüller fethedendir derviş

Sevgilinin naz ve niyazına yürürüz. Sevgililer birbirine naz ve niyaz ederler. Sevgilinin harem-i ismetine naz ve niyaz edenler girerler. Sevgiliyle hemdem olurlar. Allah'ın naz ve niyazına takılandır derviş.

Dost oldu mu, dostun mahremine girer derviş.

 

Dervişleri sevendir derviş

Sohbet Hak'tan alandır derviş

Sabri sabredenlerdir derviş

Gönüller fethedendir derviş

Dervişleri sevmeyen derviş olabilir mi? Sever misiniz dervişleri? Birbirlerinizi sever misiniz?

- Çok severiz efendim.

- Yok, yeteri kadar değil. Ne kadar sevseniz yeteri kadar değil.

Ne güzelmiş derviş olmak. Allah bize dervişlik versin. Allah ihvanımıza aşk versin.

Size tavsiyelerimiz: Dilin en tatlısını siz kullanın. Sözün en güzelini siz kullanın. Mütevazı/alçak gönüllü, kimseyi yıkmayınız, kırmayınız. İyiliklerin melek annesi olun.

Hak şerleri hayreyler

Sen sanma ki gayreyler

Arif anı seyreyler

Görelim Allah neyler

Neylerse güzel eyler

Biz anlayışlı olalım.

Şimdi sorsam, falanca merhametli midir? Dersiniz ki:

- Ooo çok merhametlidir.

- Hadi ordan, ben öyle çok merhametli tanımıyorum. Onda bir merhametli oluyor. Onda  on merhametli olmalı. Hz. Ali üç gün yiyeceğini fakire, yolcuya, yetime dağıtıyor, veriyor. Var bizde öyle bir tane? Aman Allahım nerdeee… Allah bize bu yolda anlayış versin. Huzur, sevgi, muhabbet versin.

Dervişim,

Biraz daralıyorsun, içine sıkıntı geliyor. Yağma edersen varlığın, gider gönülden darlığın. Varlıktan darlık geliyor. Mahveyle sen ağyarlığın, yüz göstere irfan sana. Sen yeteri kadar sabırlı değilsin.

- Kime diyorsunuz efendim?

- Hepinize, hepimize

Yeteri kadar kadere eyvallah diyen değiliz. Biraz daha, biraz daha! Öyle sabırlı, öyle metanetli, öyle cömert olacaksın ki Allah'ın rahmetini coşturasın. Hz. Sıddık çok zengin iken malını İslam uğruna vermiş, dağıtmış. İki gün üç gün mescide de gidememiş. Peygamber Efendimiz birkaç ashabıyla “Hadi gidelim bakalım Sıddık’ın durumu nedir, gelmiyor üç gündür? Rahatsız mı, bir sıkıntısı mı var öğrenelim.” O sokağa girince Peygamber Efendimize diyorlar ki:

- Ya Rasulallah Sıddık’ın evinden ciğer kokusu geliyor, bize ciğer vermiyor.

Gidiyorlar ki Hz. Sıddık eski çuvallara sarılmış oturur. Evde bakıyorlar ki ne ateş, ne yiyecek hiçbir şey yok.

Hz. Sıddık diyor ki:

- Ya Rasulallah bir fakir geldi, Allah rızası için giyecek bir şeyim yok, dedi. Ben de cübbemi verdim ona. Dışarı çıkacak halim olmadığı için çıkamadım.

Bizden bir şey istendiğinde ararız giymeyeceğimiz eski bir şeylerden verelim, öyle mi?

“Len tenalil birra hatta tunfiku mimma tuhibbun” Allah için en sevdiğini en değerlisini infak edeceksin. Bir hatun zenginmiş. Altın yazma bir Kur’an yazdırmış. Açmış Kur’an’ı, bu âyet gelmiş. “Allah yolunda en çok sevdiğinizi infak etmeden/vermeden Allah'ın yanında muhabbetli, kıymetli olamazsınız.” Vallahi bundan daha çok sevdiğim hiç bir şey yok, diyor. Hemen o canı kadar sevdiği Kur’an’ı Kur’an kursundan bir talebe çağırıyor ona hediye ediyor.

Ben de diyorum ki:

- Sizin için olan mı hayırlıdır, Allah için olan mı?

- Allah için olan efendim.

- O zaman verdiğin Allah için, kalan senin için.

Dikkat et canda cananını incitme sakın. Herkese ikram ihsan ederken daha sahavetli, daha uyanık davranın. Ama demiyorum ki, maaşını git dağıt, aylık yiyeceğini ver. O kadar da değiliz biz. Ama çok dikkatli olalım diyorum.

Allah'ın Resulü:

- Kendisi tok, komşusu aç yatan bizden değildir.

Sen özene bezene ye, komşu aç yatsın öyle mi? Komşu gayrımuslim de olsa, Yahudi, Hristiyan da olsa “ve ahsin kema ahsenallahu ileyk.” İhsan, ikram edeceksin.

Öyle derviş olacaksın ki nefsani bir şey üzerinde kalmayacak. Gönül yıkmayacaksın, insan darıltmayacaksın, niçin öyle, neden böylelere takılmayacaksın. Allah'a gönül veren olacaksın. Ey dervişim, dikkat eyle. Dikkat et de canda cananını darıltma sakın.

- İşi sıkı tuttun bugün Hacı Baba, neler söyledin bize…

Evlatlarım,

- Allah'a giden yolunuzu süpürüyorum. İnşallah vuslat edenlerden olursunuz. Ol dost ile halvet edenlerden olursunuz.

Allah'a emanet olun.

HACI BABA

 

Hüseyin Sabri SOYYİĞİT



[ Geri Dön ]
Content ©
E-Kitaplar
Bir Ayet

40.41. Ey kavmim! Nedir bu hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz.

[ Mü'min Sûresi:41]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
33 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 33 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları

©2002 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.