Nedir Şeriat?..
Muhterem Efendiler!
Selam, sevgi ve muhabbetlerimi bildirir, cümlenize Allah’tan iyilikler dilerim. Ne mutlu İslâm’a hâdim olup İslâm’ı yaşayanlara! Ne mutlu îmân-ı kâmil, amel-i sâlih işleyenlere! Ne mutlu Hakk’ı bâtılı seçip doğru yoldan gidenlere!..
Muhterem Dostlar!
Şeriat; Peygamber Efendimizin (a.s.v.) Allah tarafından kendine vahyolunan, indirilen ilâhî emirler ve kurallardır. Şeriatın içerisinde Tarîkat-ı Muhammediye, Hakikat-ı Muhammedi- ye, Ma’rifet-i İlâhî’ye mevcuttur. Şeriatı olmayanın hakikatının olması mümkün değildir. Ruh bedensiz, beden de ruhsuz olamayacağı gibi...
Şeriatın en ince kurallarına dahi saygılı davranacağız. En küçük hatayı işlememek için elimizden geldiği kadar dikkatli davranacağız. O hatalar küçük durmaz, zamanla büyür, sahibini helâk eder.
“İnnessalâte tenha anil fahşâi vel münker. [1]“Muhakkak namaz sizi bütün kötülüklerden men eder.” İslâm’ın bütün şartlarına saygılı olup harfiyyen yerine getirmeye çalışacağız.
Muhterem Efendiler!
Şeriatın ahkâmı öyle önemli ki, küçük bir ihmâl, büyük felâketler meydana getirir. İslâm’da yalan söylemek, haram yemek, gayr-ı meşru hareketler yapmak, kul hakkı, anne-baba hakkı, komşu hakkı, hülâsa şeriattan en küçük bir taviz vermek katiyetle haramdır.
Şeriatın ahkâmına uymayanın kabı delik demektir. Delik kapta da hakikatin durması mümkün değildir. Allah’ın emirlerine itaat edeceğiz. Şeriata sımsıkı sarılacağız; onun içerisinde ne bulursak bulacağız. Allah bu yolda yardımcımız olsun!
Hakikati zevk edemeyenin ya teslimiyetinde veya şeriatında eksiklik vardır. Tevhît en küçük eksiklik kabul etmez. Göz hile kabul eder de tevhîd hile kabul etmez.
İlm-i Ledün; aşk ilmi, zevk ilmi, mânâ ilmidir. O, âşıkların, sâdıkların ulaştıkları bir hakikattir. Öyle bir hakikat ki, dil tariften âciz. Yaşanılır, zevk edilir, ama anlatılamaz. Hakikate kapımızı açabilmek için, diğer -maddeye, dünyaya, nefsin isteklerine açılan- bütün kapıları kapatmamız şarttır.
Muhterem Efendiler!
Melâmilik, madde üstü, siyaset üstü, dünyâ-ukbâ üstü. Melâmilik, peygamberimizin sır ilmi. Bu ilm-i hakikate vâsıl olmak için şeriatın bütün kurallarına riayet edeceğiz. Hak mürşitlerimizin emirlerine itaat, Hak yolda sâdık, hareketlerimiz kontrollü ve murakabeli olacaktır inşaAllah! Güzel ahlâkımızla, tatlı dil, güler yüzümüzle, örnek yaşantımızla çevremize ışık tutanlardan olacağız. Tevhîdin nûrunu çevremize güzel ahlâkımızla yayacağız inşaAllah!
Tevhîd ilmi ehline verilir; nâehilden muhafaza edilir. Bu ilmi, sokak ilmi yapanlar, kahvelerde erkânsız, adâpsız saçanlar, çarpıldılar, her şeylerini kaybettiler, farkına varamadılar.
“Sakın soyma anı nâmahrem içre
Yüzü suyu hayâsıdır şeriat”
Edep edep ya hu!
Edep bir tac imiş nûri Huda’dan
Giy ol tacı emin ol her belâdan.
İhvânımız tevhîdin edebiyle edeplenecek, hayâsıyla hayâlanacak, ahkâm ile ahlâk ile giyinecek. Allah ve Resûlü’nün sevgi ve itimadını kazanacak, kazanacak ki, harem-i ismete girmeye hak kazansın. Aşk-ı ilâhîyeye, muhabbet-i ilâhîyeye mazhar olsun.
İlm-i Hakikata Vâris Olan Cân Dostlar!
Ne kadar şükretsek, hamd etsek, başımızı secdeden kaldırmasak, gündüz gece bir edip zikir yapsak, şükrümüzü edâ etmiş olamayız. Her zamankinden daha dikkatli, daha uyanık olup, her halimizle muhafazakâr...
“Dikkat et ya hu, pes şişe-yi esrarını kendi elinle kırarsın!”
Aile birliğimiz, çocuklarımız, yaşantımız, ahlâkımız çevremize örnek olacaktır. Daima huzurda, daima muhâsebe ve muhâkemeden şahâdet âlemine yükselen, her gün biraz daha fazla farka, biraz daha kemâle doğru azimle yürümek, kesreti vahdette, vahdeti kesrette zevk etmek, ârifâne her hareketimizi kontrol ve murakabe etmek arzumuz ve emelimiz olmalıdır. “Bu yeter!” dememeli, “oldum, erdim, bildim,”zaafına kapılmamalı... Bu, sonsuzluk!..
Allah himmetini, merhametini, aşk ve muhabbetini üzerimizden kaldırmasın. Hak erenlerin himmetine her an muhtacız.
Cümlenizi Allah’ın emânetine teslim eder, aile birliklerinizi, kıymetli yavrularınızı, dost ve ahbâb u yarânınızı tekrar tekrar Allah ve Resûlüne emânet eder, Allah’tan sonsuz iyilikler dilerim.
Selâmlar...
09. 02. 1991