TD Menü
 Anasayfa
 Sohbet Videoları
 Sesli Sohbetler
 Sohbetler
 Sesli İlahiler
 İlahiler
 Mektuplar
 Hatıralar
 Öz Geçmişler
 Kur'an-ı Kerim
 İletişim
Canlı Yayın
Canli Yayini izlemek için tiklayin

Canlı yayın tarihleri:
Cuma: Cuma namazı sonrası (İzmir'e göre)
Cumartesi: 20.00 - 22.00
İlahiler
·Lâ ilâhe illallah.
·Aşk ile Allah dedikçe.
·N’olur halim Cân Sultanım !
·Hak’tır bizim sevdiğimiz
·Bize lütf-i Hüdâ’dır bu!
·İnsan olan anlar bizi.
·Hak aşkınız daim olsun.
·Kuvvet, kudret Mevlâ’nındır
·Hidâyet olmazsa Hak’tan,
·Niçin feryat etmez bilmem !
·Lâyık kul olmayı nasîb et bize.
·Bu âleme niçin geldin, görevin ne senin?
·Haremine gir, dedik de suç mu ettik?
·Nazarımız Hak’tır bizim
·Vicdân ile düşünsene!
·Uyandır kalbini, şükret.
·Âşık olana, Mevlâ cemâlini gösterir.
·Güzel ahlâk açar gönül kapısın!
·Kerîmsin Mevlâm, duamız kabul et!
·Hak dostuna gayriyet hiç yakışmaz.
·Yakar aşkın ciğerimi!
·Mevlâm hidâyet eylesin!
·“Re’sul hikmete mehafetullah”dır.
·Şuhût, tefekkürle Allah diyelim Hû Allah.
·Tevhidin özü budur.
·Sabırla selâmet bulunur inan.
·Harfle savtle olmaz îfâ !
·Îmânla ahlâkla varılır Sırr-ı Tevhid’e.
·Sevelim, sevilelim mü’min kardeşler.
·Estağfirullah, tevbe Ya Rab! diyelim.
·Sâdıklarla bile ol, gafillerle olma.
·Essalât u vesselâm Muhammed Mustafa’sına...
·Sen vallahi cân u cânânımızsın!
·Şükürler olsun Mevlâ’ya!
·Deme sakın: Ben dervişim.
·İmdâda yetişti Pîr Sultanımız.
·Tevbe et, pişman ol de Allah Allah!
·Hak’tır bizim şuhûdumuz.
·Gönül bize yârdan haber versene.
·Allah sana emretti.
·Hû derim Allah
·Yokmu bana el tutan?
·Dedim: Elhamdulillâh!
·Allah Allah diye diye.
·Hidâyet Allah’tan, gayrıdan bilme.
·Gel gitme yavrum gafil yoluna.
·Zâhir bâtın Hû’dur Allah.
·Uzak durma yakın gel
·Hamd ederim, Mevlâm sana.
·Dikkat et dostum, şekle aldanma.
·Her yüzden nazarım sen.
·Cânım kurban cânânıma.
·Ma’nâya gel ma’nâya.
·Ya Rab! Sen bu zâtın hikmetin bildir
·İlhâm ihsân et Allah’ım!
·Aşkın bana ver Allah’ım,
·Gündüz gece arıyorum.
·Dîvâne gönül aşka tutuldun!
·Gönüldedir zevk u sefâ.
·Sadâkatle gel, tevhide boyan.
·Pîr Seyyid’dir rehberimiz!
·Bâtıl bizim neremizde?
·Cân u cânânım merhaba.
·Sâdık olan cânlar gelsin.
·Sevgili Habîbinin hürmeti için et zuhûr!
·Mevlâm düşürme gaflete.
·Hamd et haline mü’minsin cânım.
·Cânda cânânını incitme sakın!
·Gönüllerde binlerce ah u feryat var.
·Yüzüne bakan sende hiç gayrullah görmesin.
·Hak rızası bundadır.
·Davet Hak’tan duysana.
·Zikrederiz Allah deriz.
·Zaferin mübarek olsun kardeşim!
·Hû Mevlâm Hû Mevlâm, aşkın bana ver Mevlâm.
·Yuvalarında huzûr sevgi ver Allah’ım!
·Hak mürşidden aldık ilham.
·Hak Lâ ilâhe illâllah...
·Kelâm anı anlatamaz.
·Hak hidâyet etmedikçe
·Telkînimiz rehber bize.
·Şâh-ı Merdân’ı önder bilelim.
·Sen kendini ne sanırsın?
·Mahrum olmaz Allah diyen.
·Âşıklıktır rehber bize.
·“Hesap, muhasebemde vekilim Allah’tır” de.
·Gayemizi dil ifade etmekten acizdir.
·Hû, lâ ilâhe illalah.
·Hamd ü senâ Rabbimize.
·Cân u cânânımsın benim !
·Şâhit Mevlâm kalbimize.
·Merhametin sonsuz senin!
·Hak zikrini verdin bize.
·Bize sâdık olan gelsin.
·Dosta vuslat etmek için.
·Sen öğrettin Cân Sultanım!
·Cân mürşitten olur ihsân.
·Rahmetinden mahrûm etme!
·Ne güzeldir, ne güzeldir!
·Âsân olur yollar sana.
·Hak Mürşidi bilmedikçe.
·Gel ey yolcu dinle sohbet.
·Gerçek insan işte bunlar.
·Himmet olur inan, şüphen olmasın.
·Bizi sevgine lâyık kıl Ulu Mevlâm!
·Ey Rabbim bizi mahrûm-i dîdar eyleme!
·Ne güzeldir ne güzel!
·İkrâm eyle, gül yüzüme.
·Himmet edin dostlar bize.
·Hak mürşitten olur ihsân.
·Bir lâhza ayırma beni senden!
·Allah Allah diye geldim!
·Ezelden Hak sözü vermiştir bunlar!
·İlâhî Rabbim, hikmetinden suâl olunmaz.
·Allah diyen âşıklarda kalmaz gam keder.
·Şükürler olsun Mevlâ’ya.
·Paha olmaz asla size.
·Çok şükür elhamdülillah!
·Asker oğlum göreslendik.
·Gönlümüze giren bilir.
·Şükrederim Rabbim sana.
·Kenz-i mahfinin sırrı onlarda.
·Emr-i Hak’tır ibadât u taat etmek,
·Sev mürşidi, gel sen bize.
·Lûtfet, kerem kıl cânânım benim!
·Beni benden alan sensin.
·Sonsuz hamd ü senâlar Mevlâ’ya!
·Hak zikrini ihsân etsin.
·Mevlâm yolun âsân etsin!
·İlahi Mevlâm rızandan ayırma.
·Allah sizden razı olsun!
·Her an diyem Allah Allah.
·Hak sevgisi var bizde
·Sohbetimiz dost iledir.
·Halk içinde mecnûn olan dîvâneye bak.
·Ârifiyet ver Allah’ım!
·Tenezzül, tevâzuyla gerçek insan bunlar.
·Gerçek insan, gündüz gece Allah der.
·Nazar kıl sen bu aleme, gör neler var...
·Rabbim sevgisine mazhar kılsın!
·Cânım Muhammed Mustafa.
·Buldum cânda cânânımı.
·Hak orucun kabul etsin.
·Bahr-i Ummân derler sana.
·Sonsuz rahmet ruhunuza.
·Haccımız mübarek olsun kardeşim.
·Mutlu olur sizi seven.
·Kâmil îmân ver Allahım.
·Birdir Allah yok şeriki!
·Sonsuz şükür Rabbimize!
·Himmetine her an muhtacız Efendim!
·Hak’tır bizim sevdiğimiz.
·Gelin yavrularım tevhide gelin.
·Beni ifna eden sensin,
·Zikret Mevlâ’yı Mevlâ’yı!
·Boşa durma, hikmet ara.
·Yol ver bize ulu dağlar, geçelim!
·Tut elimiz ezel-ebed.
·Biz, Melâmi kurbanıyız.
·Sonsuz hamd ü senâ Mevlâm!..
·Zikret Hakk’ı, gir meydana.
·Mutlak îmân telkîniniz!
·Bilmek için sâdık gerek!
·Hak mürşitten olur ihsân!
·Emre mutî olur isen,
·Mürşidimin telkînidir.
·Bayrağımın sallandığı yerdir vatanım.
·Allah Hak yolda bize anlayış versin.
·Vatandaki bayram başka!
·Kerim Allah, Rahim Allah!
·Dinin ahkâmı Şeriat’tır.
·Hakiki insan, Hakk’ı, bâtılı fark edendir.
·Hak’la bâtılı seçen îmânımız var!
·Cânda cânânla tevhit etmenin ta kendisidir!
·Enfüste, âfâkta ne varsa Hakk’ındır.
·Hak Resûl’e erem dersen.
·Mürşidimin nasîhatı.
·Nasip eyle Mevlâm bize!
·Hakk’ın muhâtabı insan.
·Şirk-i hafîden bizleri koru Mevlâm!
·Emre mutî olmak gerek.
·Ne güzeldir derviş olmak!
·Sermayemiz sadâkattir,
·Allah Allah Kerim Allah!
·Allah deyin huzûr bulun!
·Lütfet, kerem kıl âciz kuluna!
·Allah gönlünüzün muradını versin.
·“İhdinas sırate’l-müstakim”den gidenlerdir.
·Açar güller handân olur.
·Derdimin dermânısın Efendim.
·Sultanımız vardır bizim.
·Hak Erenler, aşka çare var mıdır?
·Rabbim rızandan ayırma.
·Nice yüz bin hamd ü senâ!
·Kâmil îmân kalbimizde.
·Ne güzeldir insan olmak,
·Bize âşık, sâdık derler.
·Cemrelerin var hikmeti
·İhvânımız urûç, nüzûl etmenin sırrını bilirler.
·Dikkat et kendine gel!
·Cân mürşidim cânım feda!
·Gelin Dostlar, aşk ile ALLAH diyelim!
·Allah şerrinden korusun!
·Bunlar, salât-ı daimün’dedirler.
·Kur’an-ı Kerim’in ikiz kardeşidir.
·Hakk’ın zikriyle feth u bâb olur dostlar.
·Ulu Mevlâm, hikmetlerinden suâl olmaz!
·Dikkat et, sakın taş atmayasın!
·Ya Rab, kul olabilmek için tut elimiz!
·Kerîmsin, Rahimsin Ulu Mevlâm!
·Sadâkatın rehber senin.
·Takdire razı olanlardan et bizi!
·Kullarının suçuna bakmazsın Mevlâm!
·Dikkat eyle, sohbet dinle!
·Ruhundan ruh verdin bize.
·Cânım kurban Mevlâm sana!
·Gül bizimdir, gül kokarız!
·İhsân eyle dervişlere!
·Nasip etti Mevlâm bize!
·Hak Resûl’ün vatanıdır.
·Lebbeyk Allahümme lebbeyk!
·Tefekkürle Allah deriz.
·Gel dervişim zikredelim.
·Gönül eri dervişlerdir.
·Lütf-i Hüda’dır,
·Yüzünüze âlem hayran!
·Mürşidimin ikrâmıdır!
·Telkînimiz mutlaktandır, renge şekle aldanmayız.
·Dosta vuslet etmek için
·Dostun haremine aşkla girenleriz!
·Ehl-i tevhit derler bize.
·Sevgilinin sohbetine gönül verenleriz!
·ALLAH diyen dil var bizde.
·Kur’an-ı Kerim’de hikmetler vardır.
·Mürşidin himmetiyle ilhâm olur Hak’tan bize!
·Keyfiyeti anlatamam!
·İstiyorum, ilâhiler yazayım,
·Anlatılmaz hâlimiz var!
·Dervişlerin emelidir!
·Râbıtanda bulacaksın
·Hak erenler safındadır.
·Melâmileriz!
·Melâmiyiz, zikrederiz.
·Şifa olan telkîn bizde!
·Emre sâdık olmak gerek!
·Haşret Mevlâm ihvânımız!
·Lütfeyle Mevlâm bize.
·Ehl-i tevhit nâra yanmaz.
·Cânım, ruhum mürşidimdir!
·Sâdık kuldan hacı olur.
·Haccen mebrûr inşaAllah!
·Gel dervişim bilişelim!
·Her hâliyle örnek insan!
·Aşkın bana hayat verir!
·Hak nûruyla çok güzelsin!
·Güzelliğin anlatılmaz!
·İlhâm olur Mevlâmızdan!
·Âşık, sâdık, ârif insan!
·İmtihandır dikkat eyle!
·Ben beni bilmenin hayrâniyem!
·Ben sanırdım zikrederim.
·Şayet dervişim dersen.
·Her gününüz bayram olsun !
·Gel, Melâmet sırrına gel...
·Ya Rab, bizi uzak eyleme Evlâd-ı Resûl’den!
·Sâdık kul ol, gel sen bize.
·Yürü yavrum, sen, Hak Resûl’ün izinden yürü !
·Derviş olamaz derviş !
·Sana saygı şeref bize!
·Huzûr ver Allah’ım ümmet-i Muhammed’e!
·“Vatan sevgisi îmândandır!” bunu bilelim.
·İslâm’ın dışında yol arayanlar.
·Dervişler güzel ahlâkla sevilirler.
·Yolunuz açık olsun!
·Fenafillâh vardır bizde.
·Tevbe, istiğfar var dillerinde.
·Bize hayat O’ndan gelir.
·Bilen, bilinen birdir.
·Halde tevhid edelim.
·Kâmil îmân buna derler!
·Perde hicap olmaz size.
·Güzel ahlâklarıyla sevilir bunlar!
·Bağlantısı zikrullahtır.
·Gelin dostlar muhabbete!
·Hikmetler var dervişlikte
·Güzel ahlâk yolun açar.
·Hakk’ın takdîrine razı olacaksın!
·Hak o zaman razı olur!
·Aşkta mihmânımdır benim.
·Hak yolunun sâdıkıyız.
·Melâmiler derler bize.
·Halk yüzünden Hakk’ı sevsin.
·Zikrederim Allah derim.
·Razı olur Rabbin senden.
·Râbıtamız Hak’tır bizim.
·Şekilde kalma, gel ma’nâyı fehmet!
·Kar kapadı yolumuzu.
·Ulu Mevlâm bizi mahrum eyleme!
·Sonra pişmanlık fayda vermez...
· Emre sâdık dervişleriz
·Dosta vuslat etmek için
·Hak erenler bu yoldadır
·Hak mürşidin telkîniyle
·Hû desin Mevlâm
·Nasip eyle Mevlâ cümle ihvana
· Allah diyelim Allah
·Hak yoldadır can dervişler

Toplam 307 İlahi kayıtlı
  Bu Sayfayı Yazdır   Bir Arkadaşına Gönder


Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım

İzmir, 26. 12. 2005

Esselamüaleyküm

Çok Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım!

Allah sizleri dine hizmette görevlendirmiş. İmamlık öyle kıymetli bir görev ki. Baş imamımız Hz. Muhammed (s.a.)’dir. İlk imam Allah’ın Resulü. Bizler mihraba geçerken o zat-ı muhteremi temsilen, O’na vekaleten geçeriz. Mihrabımız da, minberimiz de kürsümüz de Allah’ın Resulüne aittir.

Ulu Yaradanım!

Hak Resule vekalet ederken manevi mesuliyeti çok ağır olan kıymetli görevimizde tut elimiz.

Ne mutlu Hak Resulü temsil edebilene. Ne mutlu manevi mesuliyeti ecir/mükafatı sonsuz olan bu kıymetli görevi idrak eden zat-ı muhteremlere. Allah ezel ebed elinizden tutsun yavrum.

Bu açık bir gerçektir ki, İslam, güzel ahlaktır. Güzel ahlak yaşanılır. Dil, onun önemini anlatmaktan acizdir. Güzel ahlak o kadar kıymetli, o kadar hassas, o kadar değerlidir ki! İnsanoğlu güzel ahlaka ulaşabilmek için Hak mürşidin terbiyesinden geçecektir. Bütün Hak dostlar bir kamil mürşitten el aldılar, tövbe aldılar. “Zikri ehlinden öğreniniz.” ayet-i kerimesine intibak ederek zikrullah aldılar. Aldılar da kemalata böyle erdiler.

Ayette: “Biz size kitabı ve hikmeti talim ettik.” buyruluyor. Şeriatın zahir yönüyle vücudun boy abdestini veririz. Abdest alırız. Farz olan ibadetlerimizi yerine getiririz. Zikrullah ile de iç abdestimizi alır, hikmet ilmini tahsil ederiz. Hikmet ilmi, Peygamberimizin manevi ilmi, ilm-i ledündür. Bu sahraya girebilmek için suyla dışımızı, zikrullah ile de içimizi temizleyeceğiz.

Peygamberimizin zahir ilmini öğrenip de hikmet ilmine ulaşamayanlar, bu ilimden mahrum kaldılar. Hatta hikmet ilmine karşı çıkıp cephe aldılar. Bütün Hak dostlar birçok imtihanlar geçirdiler.

Muhterem Efendiler!

Allah’ın zikri insan vücudunda ihtilal yapar. Hasedi, inadı, gurur ve kibiri kökünden siler atar. O zaman sevgili derviş, Allah’ın yakınlığını hissetmeye başlar. Çünkü zikir, nefsani olan kötülükleri siler. İç abdesti verdirir. Zikrullah, dervişi salat-ı daimüne getirir. Onlar daimi namazdadırlar. Çünkü onlar ayaktayken zikrettiler. Allah’ı Allah’ın efal-i ilahiyesiyle zikrettiler. Onlar, Allah’ı oturdukları yerde zikrettiler. Yani Allah’ı, sıfat-ı ilahiyesiyle zikrettiler. Ve onlar Allah’ı yaslanırken zikrettiler. Zat-ı ilahiyesiyle zikrettiler.

Bir nefeste üç defa zikretmek, üç mertebeyi gösteriyor. Bu üç mertebe de fenafillah mertebeleridir. Yani salik, nispet fiilden fiilullaha, nispet sıfattan sıfatullaha, nispet vücuttan vücudullaha mazhar düşer de zatından zatına tecelli eder Allah. Salik, fena-yı tamda bekaya erer.

Yukarıda anlattığım gibi ana temel olan şu üç mertebeyi, salik çok iyi zevk edip yaşayacak. İşte o zaman tefekkür makamına şuhut makamına, aklı selim makamına yükselir de “feeynema tuvellû” ayetinin sırrı tecelli eder.

Muhteremler!

Beka alemi, ölüp de dirilmek alemidir. Bir ölüm var, tabut teneşirle. Bu ölümü herkes tadacak. Bizim anlatmak istediğimiz ölüm, “Mûtû kable en temûtû ” “Ölmezden evvel ölünüz.” Yani şirk fiilinizden, şirk sıfatınızdan, şirk vücudunuzdan geçiniz. Geçiniz de şirkten, benlikten kurtulunuz.

Süt tasına temizlemeden sütü koymayasın. Anında bozar. Bal tasına da öyle. Tas, pırıl pırıl tertemiz olacak.

 

Muhterem Efendiler!

Allah şirki affetmez. Şirkten maada olan suçları dilerse affeder. Tabii ki sadakatle tövbe şart. Şirk de iki kısma ayrılır. 1. şirk-i celi 2. şirk-i hafi. Şirk-i celi, açık şirk. Allah’a açıkça meydan okuma. Firavunların Nemrutların, ateistlerin, dinsizlerin şirki. Peygamber Efendimiz “Ben şirk-i celiden değil, ümmetimin şirk-i hafiye düşmesinden korkarım.”

Şu insanın, şirk-i hafiden yakasını kurtarması pek kolay değil. Ancak bir mürşid-i kamilin telkini ile mürşidin ihtisası ile tabii ki yine de Hakk’ın hidayetiyle kurtulur.

Muhterem Dostlarım!

Şu bir gerçek ki bir gönülde iki sevda olmaz. Nefsi mutmainne olabilmek için Hak’tan gayrı olan nispet varlıkları kökünden silmek gerekir. Bu öyle bir telkin ki bütün Hak dostlar, ehlullahlar bu telkinle yetiştiler. Ender fenadan geçtiler bekaya erdiler. Vuslatı yarla halvet ettiler telkin ile. Kurb-i feraizin, kurb-i nevafilin zevkine, yaşantısına girdiler telkin ile. İsa’da Ruhullah, Musa’da Kelimullah, İbrahim’de Halilullah, Hz. Muhammed’de Habibullah olmanın sırrına, zevkine erdiler telkin ile.

Muhterem Dostlarım!

Hak mürşidin telkin ettiği zikir ve tevhide can simidi gibi sarılacağız. Emre itaat, telkine sadakat ile al denileni alıp at denileni atacağız. Atmadan almak mümkün değil. Karmaşa bir şeyler olur.

Hak mürşidimizin muradı, şu insanı dünya emellerinden, nefsine göre hazırladığı ukba arzularından tamamen arıtmak. İşte Hak dost, bu ihtilali gerçekleştiren Hak dost ne güzel söylemiş:

Geçtim dünya deminden

Hem ukbanın seyrinden

Lenterani yok bana

Dünya ve ukba seyrinden geçenlere lenterani yani “Seni beni göremezsin.” yok. Çünkü Allah “Ben görünmem” demiyor. Nispet varlıklarınla sen göremezsin. İnsan, bu ihtilale uğrayıp dünya ve ukbaya taalluk eden şeylerden geçti mi vuslat-ı yarla halvettedir, ol dost ile celvettedir.

İşte biz bu zat-ı muhteremi fenafillahtan geçirebildik mi ona gönül sevgisi, aşk, muhabbet veririz. Öyle güzel şeyler alır ki dil onları tarif edemez. Çünkü Hak mürşit bir ilahisinde:

Ey fenafillah olup ender fenadan geçen! Gel ey Hakk’a aşık olan dost. Fenafillahtan süzüldün. Zat-ı Hakk’ın mazharı oldun. Sana beka aleminin yolları açıldı. Sadakatin yolunu açtı. Öyle bir alem ki dil onu tarif edemez.

Böyle bir aleme girebilmek için Hakk’a aşk ilan etmek gerek. Hak dostun buyurduğu gibi:

Nedir dünya, nedir ukba

Sana aşık olan canlar

Geçerler cümle sevdadan.

Sevgili Dostlar!

İnsan vücudu Allah’ın sır ve hikmet hazinesidir. Elbetteki bu sır ve hikmet hazinesinin Allah’ın zikri, aşk ve muhabbetiyle tertemiz olması gerekir. Bütün Hak dostlar hep telkin ile kemale geldiler, Hak erenler zümresine dahil oldular. –Abdulkadiriler, Muhiddin-i Arabiler, Hacı Bayram-ı Veliler, Akşemsettinler, Eşref Rumiler, Mevlanalar, Yunuslar- hep bu telkine, bu aşka tutuldular da arif-i billah olarak gönüllerde yer tuttular. Pir Seyyid Muhammed Nur, gecesini gündüzüne katarak insan yetiştirmek için ilim okuttu, zikir verdi. Nefisleri ıslah etmek için ne gerekiyorsa yaptı. Ve hâlâ onun telkini bu hizmeti vermekte. Allah himmetlerini üzerimizden eksik etmesin.

İstiyorsak –ki istiyoruz- tevhit halkasına biz de halkamızı takalım, Hak dostlarla buluşup bilişip sevişelim. Hak mürşidin telkinine sadakatin, emrine itaatin bu isteklerimizi yerine getireceğinden şüphemiz yoktur. Ulu Mevla, Hak mürşidin himmetini üzerimizden eksik etmesin. Ulu Yaradanım bizi zikrinden, muhabbetinden bir an olsun uzaklaştırmasın.

Muhteremler!

Çok kıymetli şeylere talibiz. Vuslatı yarla halvete, sevgiliyle ezel ebed bir olmaya, kesret vahdet tevhit etmeye, velayette velilerle nübüvvette nebilerle haşrolmaya sevişip kaynaşmaya candan gönülden talibiz. Can pahasına olsa da talibiz. Talip olduğumuz her şeyi Hak mürşidin telkininde bulacağız inşallah. Yeter ki emre itaat edelim, telkine sadık olalım. Herkes sadakati, samimiyeti nispetinde hissedar olur ilmi ledünden.

Talip olduğun, aradıkların kendi hazinende mevcut. Yeter ki Allah diyerek aşkla zevkle gönül kapısını açalım.

Anladım anladım, uzak değil çok yakınsın, canda gönülde sen varsın. Ve yine anladım ki ruh senin, gören göz senin, dönen dil senin. Ne varsa kulunda, hepsi zatına ait.

Ulu Yaradanım!

“Kul da bana ait!” zevkini şuurunu, anlayışını ver bize. Ver de “La havfun aleyhim” sırrı tecelli etsin.

Ulu Yaradanım!

İstidat ve kabiliyetimizi arttır. Layık kul olmak için tut elimiz ezel ebed. Bir an olsun bizi bize bırakma. Efalinle fail, sıfatınla mevsuf, zatınla mevcut olduğun hali, zevki bize yaşat. Yaşat da nerede nasıl olduğumuzu idrak edelim. Daha çok candan gönülden Allah diyelim. Emrinize itaat, telkininize sadakatle bütün müşkilatlarımız hall u asan olsun inşallah!

Ulu Yaradanım!

Kabul edeceğin duayı bizden tecelli ettir. Eksik hareketlerimizi Settaru’l-Uyup isminle sil. Rahim, Kerim esman ile ikramını üzerimizden bir an olsun kaldırma. Yakınlığını hissettir. Aynı duyguyla duygulandır. Sonsuz olan lütuf ve kereminden bir an olsun mahrum eyleme. Dua ve niyazımızla huzurunda kemal-i edeple Allah deriz, Hu deriz, ya Hak deriz.

Ulu Mevlam sizi sevenlere selam olsun. Gönülleri aşkla zevkle muhabbetle dolsun. Yazılarımızı yazan katiplerimden Allah razı ve memnun olsun.

Selam, sevgi ve dualarımla bütün dostları Allah’a emanet ediyorum.

HACI BABA

Hüseyin Sabri SOYYİĞİT

 

 

Not: Hacı Baba, 20 günlük yurt içi ziyaretlerinin çok bereketli, feyizli geçtiğini söyledi. Bu ziyaretler esnasında bir çok imama da ders vermiş. O imam efendilere yazarken mektubun umuma da yazılmasının yerinde olacağını ifade etti. Bu yazılara hepimizin ihtiyacı olduğundan dolayı sizlere de gönderiyorum.

Selam, sevgi ve dualarımla hepinize Allah’tan sonsuz iyilikler diliyorum.

    


[ Geri Dön ]
Content ©
E-Kitaplar
Bir Ayet

16.34. Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi.

[ Nahl Sûresi:34]
Kimler Bağlı
Hoş geldin, Misafir
Üye adı
Şifre
 

Kayıt Ol
Şifremi Unuttum
Sitemizde Şuan:
32 Ziyaretçi, 0 Üye
Toplam 32 kişi var.
Arşiv
· Efendiyle Hemdem Olma
· Küçükköylü Ahmet Efendi'yle İlgili Hatıra
· Hacı Dursun Efendi'yle İlgili Hatıra
· Benim Yıkadığım Cennete Gider
· Gençlerden Beklenenler
· Akıldır kişiyi mesul eden
· Ey Allah İçin Yaratılan İnsan!
· Nedir Şeriat?
· Bu Halimizle mi?!.
· Demek hayrihi ve hayrihi ha!..
· Ehli Tevhidin görevi
· Zikrin önemi
· Yürü yavrum Hak Rasulün izinden yürü
· Hayatta En Güzel Şey: Huzur!..
· Hak Mürşidim Yol Gösterdi
· Sevgili Gençler
· Kadere rıza
· Mezarlığın Ötesinde mi?!.
· Kadere Rıza!
· Yolculuk! Yolcular!..
· Tarikatların Dejenere Oluşu!
· Vatan Sevgisinde Bir Vücut Olmak!
· Vücuda Hürriyetin Gelişi!..
· İki Zıt Bir Yerde Bulunmaz!..
· Yabanda Gezenlerden Olma!..
· Seni Sana Anlatmak!..
· Allah'ın Hikmet Hazinesi: İnsan!
· Niçin Seviyorum?..
· Muhterem Kimdir?
· Hak'tan Gayrı Değiliz!..
· Oğuz ve Sevda evladıma
· Sevgili Kızım
· Kader kaleminin bana yazdığı...
· Dilin Dikeni Kırılacak
· İyilik
· Rahmetin Yağışı
· Mürşidi Kamil
· Güzel Ahlak
· Hak Yolun Yolcuları
· Hakka Giden Hak Yolcuları
· Sevgili Dostlarım!
· Muhterem Dostlar!
· Hanım Kardeşler!
· Huzur, îmân-ı kâmilde
· Kardeşime ve Oğluma
· Zirve-yi Tevhide Giden Yolun Yolcuları!
· Ezelden ebede koşturan yolcu!
· Hayırlı Bayramlar
· Hüseyin Sabri Soyyiğit Efendi'nin Özgeçmişi
· Ana Temel İhmâle Gelmez
· Gayrullaha Düşürmesin
· Râbıtamız Hakk’adır.
· Fetih İki Kısımdır
· Kadere rıza ancak iman-ı kâmille…
· Gerçek iyilik!
· Hedefimize Ulaşabilmek İçin!
· İslâm’ın ana kaidesi
· EFENDİLERE HİTAP
· Kendine dönebilse...
· Bugünün yarını yok!
· Hacı Baba, neler yaptınız?
· İlk Emir: Oku!
· Selâm
· NE İSTİYORSUN!..
· KİŞİYİ HUZURA ÇIKARTAN ABDEST
· Melâmeti günlük hayata uygulamak
· Sadâkat sadâkat sadâkat!..
· Ne kadar sadâkat o kadar huzur
· Birbirinden Ayrılmaz
· BABALAR DİKKAT!
· ANALARIN AYAĞI ALTINDA
· Âfakî ve Enfüsî Mücadele / 31. 01. 2004
· BAYRAM VE HUZUR
· İnsanı vuslata getiren nedir?
· Allah'ın zikri yeter
· Akıl erdiremiyorum
· Urucun nüzûlün yolu
· Şiarımız, Ceza Değil; Aftır!
· Hakikatin elbisesi
· Hz. Muhammed (s.a.) Neyi Getirdiyse…
· Namaz Kılmak
· Oruç tutmak
· Hacca Gitmek
· Zekât Vermek
· HADDİNİ BİLMEK
· Birbirinden ayrılır mı!
· TAKLİTTEN TAHKİKA
· Müminler kardeştirler
· İslâm’da, imanda kardeşlik
· KUTLU DOĞUM
· Kalplerin huzura kavuşması
· İman ve amel-i Salih
· sevginin hâkim olması
· Zorlukları hâlleden ne?
· VAR ONLARLA KAL
· Nâr Nura Döndü mü?
· Engelleri kaldırmak
· Temizlik imandandır
· Tek düşüncemiz…
· Allah'ın zikri yeter
· Melâmeti anlatmak
· BİR MELÂMİ NASIL OLMALIDIR!
· Melâmet bir meşreptir
· Melâmet anlayışımız
· Melâmet’in özünü Muhafaza
· İlâhî aşk
· Seyyid M.Nurül Arabi Efendi Hazretleri
· Niyazi-i Mısri Efendi Hazretleri
· Pirizrenli H. Ömer Lütfi Efendi Hazretleri
· Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi Hazretleri
· Ahmet Kumanlıoğlu Efendi Hazretleri
· Kurban Bayrami Mesaji 10.01.2006
· Muhterem İmam Efendiler ve Sevgili İhvanlarım
· 05.10.2006 Bayram Mektubu
· 12.10.2006 Ramazan sonrası uyarı mektubu
· Melametin Tanimi
· Ey Allah için yaratılan Hz. İnsan!
· Yürü Yavrum, Sen, Hak Resulün İzinden Yürü!..
· Dostlarıma
· İzmir, 28. 12. 2006
· İzmir, 04. 01. 2007
· Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak!..
· Mânevî Mes’uliyetin Ağırlığı!..
· ZİKİRSİZ OLMAZ!
· Zikir ne yapar?
· Ana temel ihmâle gelmez
· Gizli Şirkten Kurtulmak / İzmir, 07. 02. 2007
· Yare Vuslat Ettiren Telkin / İzmir, 18. 02. 2007
· Hakikat İlmi, Mensuplarına Verilmeli! / 22. 02. 2007
· NİÇİN "MUHAMMEDİ MELAMİYİZ" DİYORUZ! / 08. 03. 2007
· Yokluğu Sermaye Etmek! / 22. 03. 2007
· HAK DOSTLARININ KÖKÜ KESİLDİ Mİ? / 25. 03. 2007
·  CANIM ANACIĞIM! / 26. 03. 2007
· HAYAT NEHRİNDEKİ HALİMİZ!.. 05. 06. 2007
· Şeriatla Hakikat: Beden ile Ruh! / 06. 06. 2007
· MEYVELİ AĞAÇLAR: İLİM SAHİPLERİ!.. 12. 06. 2007
· AMAN DOSTLAR, DİKKAT!.. 20. 06. 2007
· İYİ İNSAN OLMAK... / 22. 06. 2007
· HAKİKAT KAPISINI ARALAMAK... / 25. 06. 2007
· ALLAH'A MUHATAP: İNSAN! / 28. 06. 2007
· GÖNÜL KALESİNE TEVHİT BAYRAĞINI ÇEKMEK / 12. 07. 2007
· GÖZÜMÜZE HİÇBİR ŞEY PERDE OLMASIN! / 29. 11. 2007
· KOMŞU KARDEŞTİR, AYRICA DA MÜ'MİN KARDEŞTİR! /10. 12. 2007
· KURBAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDERİM! / 19. 12. 2007
· Akl-ı Selim / 14. 01. 2008
· HEM ALLAH'A HEM DE HZ. MUHAMMED (A.S)'A TABİ OLALIM 15. 01. 2008
· SOHBETLERİ ANLAYABİLMEK!..
· GÜZEL AHLAK / 27. 02. 2008
· DÜNYA-UKBA PAZARINDAN GEÇMEK! / 27. 02. 2008
· KENDİNİ BİLMEK / 06. 03. 2008
· HAK MÜRŞİDİN KIYMETİNİ BİLMEK! / 12. 03. 2008
· İLAHİ DÜZENE HİZMETTE KATKIMIZ OLMALI! /10. 07. 2008
· EN BÜYÜK DÜŞMAN! / 20. 07. 2008
· SEVGİLİ DOSTUM HACI ALİ EFENDİ / 21. 07. 2008
· ŞERİATIN İÇİNDE HAKİKAT MEVCUTTUR
· SEVGİLİ DOSTLAR
· 17. 11. 2009 tarihli mektup
· HAYIRLI BAYRAMLAR...
· 
· YA RAB, BİZİ UZAK EYLEME EVLAD-I RESULDEN
· SIR VE HİKMET HAZİNESİ İNSAN
· İYİLİKLERİN İNSANI OLALIM
· DERVİŞ KİMDİR?
· GÖNÜL YIKMAYALIM!
· TEVHİDE HİZMET
· ALLAHIN RAHMETİNE, MERHAMETİNE, MAĞFİRETİNE ÇOK MUHTACIZ!
· DERVİŞ OLAYIM DER İSEN / CAN MÜRŞİDİN TELKİNİYLE
· KENDİMİZİN GÜVENİNİ KAZANMAK
· ALLAH MUHABBETİ
· ZİKRULLAH
· YÜRÜ YAVRUM, HAK RASUL'ÜN İZİNDEN YÜRÜ!
· KUTLU DOĞUM
· MEVLA GÖRELİM NEYLER...
· NEBİLER SERVERİ AHMED GELİYOR
· CANLI ÖRNEK OLABİLMEK
· İNCİTME SAKIN
· DERVİŞLİK!...
· HİSSEDEBİLMEK...
· Ruhtan Ruh Alan Bizler
· SAFA GELDİN YA RAMAZAN
· BAYRAM MEKTUBU
· KURBAN BAYRAMI VESİLESİYLE...
· HALDE TEVHİD EDENLER!
· GÖNLÜMÜZDE DOĞSUN HER AN!
· iNSAN: GÜZEL VARLIK!
· HUZURDA OLDUĞUMUZU İDRAK EDELİM!
· HAYIRLI RAMAZANLAR OLSUN!
· NEDİR EN ZOR ŞEY?
· DALGAYI DENİZİN, DENİZİ DE DALGANIN DIŞINDA GÖRME!
· O SENDE İKEN, SEN O'NU GAYRIDA ARAMA!
· ALLAH'IN YAKINLIĞINI YAŞAMAK!
· VARIRSIN VAHDET İLİNE
· KUTLU DOĞUM
· Dostlarımızı Ziyaret!
· Bereketli Ziyaret!
· DOSTLARIMIZI ZİYARET!
· DOSTLARIMA

Toplam 197 kayıt var

Anasayfa | Kur'an-ı Kerim | Videolar | İlahiler (mp3) | İlahiler | Hatıralar | Mektuplar | Sohbetler | Öz Geçmişler | Kullanım Şartları

©2002 Tasavvuf Derneği Tüm hakları saklıdır.

Sitemizin yapımında php-nuke kodları kullanılmıştır.