Ezelden ebede koşturan yolcu!



Şemikler, 18. 8. 1981

 

Allah’ın selâmı, rahmet ve merhameti üzerinize olsun muhterem kızım Gülsüm Hanım,

Ezelden ebede kaderin rüzgârıyla durmadan koşturan yolcu!

Önüne çıkacak maddî ve nefsânî engelleri aşmakta Allah’a sadâkatiniz, mutlak îmânınız sizleri sahil-i ehadiyete inşaAllah ulaştırsın yavrum. Hiç bir varlık sizleri perdelemesin. Aşkların en güzeli, mutlak olan aşktır. Aşk olmadan meşk olmaz. Siz gayrıya değil, Hakk’a âşık olacaksınız. O, size sizden yakın. Dilin O’nunla döner yavrum, göz O’nunla görür. O, Hayy sıfatıyla tecellî etti de kâinat O’ndan hayat buldu.

Eğer mâsivadan, gafletten nefsî mücadelemizle kurtulabilirsek, özümüzde, hâl ve harekâtımızda Hak’tan gayrı ne kalır ki!...Harbin büyüğü nefsî mücadeledir. Aman yavrum, sakın sözüne, sohbetine nefsânîyet girmesin. Çeşitli arzu ve emeller seni Hak’tan uzaklaştırmasın...

Dikkatinizi çekerek belirteyim ki, insan vücudu bir muharebe alanıdır; iyiliklerle kötülüklerin mücadele ettiği yerdir. Hepsi de kalbi istilâ etmeye çalışıyor. Eğer nefsî mücadelede zafer kazanırsak, gönül kalemize tevhît bayrağı çekilmiş olur. O zaman bizde Allah ve Resûlü söz sahibi olur. İnsanların hayırlısı olma sırları açılır. O zaman göz, hikmetle bakar; eserde müessiri müşâhade eder. Dil hikmetle konuşur; ölçüsüz ve murakabesiz konuşmaz. Kulak, hikmetle Hakk’ın sözünü duyar. İşte bu insanın elinden, dilinden, âza-yı cevârihinden kimseye zarar gelmez  yavrum!

Ulu Yaratanımdan dua ve niyazımız; siz kızımızın da nefsî mücadelede muzaffer, kendisinde Allah ve Resûlü’nü söz sahibi etmiş, hikmetler hazinesi hâline gelmiş, iyiliklerin annesi, sözüyle, sohbetiyle kimseyi kırmayan Hak erenler dostu olmanızdır.

Eğer Hacı Babanın nasîhatına gönül verirseniz, size bazı hususlarda açıklamalar yapacağım:

Yavrum, Hak dostlarının sözlerinde hikmetler vardır. Onları anlayamazsak tenkit etmeyelim. Kıymetli sözler daima sır ve kapalıdır. Hiç kimseyle inatlaşmayın. İnat ve haset gönül âlemini tahrip eder. Gurur ve kibir, mâneviyâtın kanseri gibidir. Ulu Yaratanım, sizleri bu yazmış olduğumuz şeylerden korusun yavrum.

Bizim için düşman, nefs-i emmâremizdir. Onu kendimizde söz sahibi etmemeğe çalışacağız. Yukarıda yazmış olduğum haset ve inat, gurur ve kibir nefsânî hareketlerden kaynaklaşır. İnşaAllah biz o hastalıklara tutulanlardan olmayacağız.

Gülsüm Hanım! Gönülden Mevlâya aşk ilân ediniz; sevginizi, muhabbetinizi isbât ediniz. Allah’ın ilmiyle, iradesiyle, güzel sıfatlarıyla süslediği, ruhundan ruh verdiği şu elli altmış kiloluk vücudumuzda hikmetler ve mânâlar vardır.

Kendini bilme, Rabbini bilmenin anahtarıdır. Bir boy aynası bulacaksın. Boy aynasında bütün eksikliklerini telâfi edeceksin yavrum. O aynadan Hz. Muhammed’i seyredeceksin inşaAllah!

İşte o zaman bulmanın, bilmenin ötesinde olma sırları çözülecektir. Cenâb-ı Hak, bir hadîs-i kutsîsinde, “Ben insanın sırrıyım; insan da benim sırrımdır.”buyuruyor. İnsan nefsine ârif olduğu zaman bu sırlar çözülecektir yavrum.

Özet olarak belirteyim ki tevhît yolunda, Kur’an’ın ışığı altında, güzel ahlâkla, mütevazı, alçakgönüllü, bütün hareketlerini kontrol altına almış, mütevazılıkta toprakları bile kıskandırmış, suç örtmekte geceler gibi, şefkat ve merhamette güneş gibi, insanlara iyilik etmede hoşgörü sahibi, düşeni kaldırma, acı doyurma, imkânımız yoksa ona bir bardak su verme, yolcu ve ihtiyarlara şefkat ve merhamet, Allah’ın mahlûkatına karşı daima iyilikle, merhametle muamele etmek emelimiz olacaktır yavrum!

Allah ve Resûlü’nün rızasını  kazananlar için dünyâ ve ukbâ saadeti vardır. Mevlâm bizleri razı olduğu ve sevdiği zümre-yi sâlihine dahil eylesin inşaAllah!

Anne ve babana, Hak yolda sana arkadaş olanlara selâm ve dualar ederiz. Mektubunuzda aşk nişâneleri var. Süleyman Çelebi Hazretleri’nin buyurduğu gibi :

“Kimde kim aşk nişanı vardurur

Akıbet ma’şuka anın irdürür.”

Mektubuma verdiğiniz cevaba sevindim. Beklediğim cevaptan çok daha iyisini aldım.

Yaratanımız, yaşatanımız, bizleri sıfatlarıyla süsleyen Ulu Mevlâmız, sizleri razı olduğu yoldan yürütsün yavrum. Sevgisine, aşkına, muhabbetine mazhar kılsın.

Amin  Amin  Amin!

Ve selâmün alel murselîn...

                                      HACI   BABAN


 

Aşkla, zevkle geleceksin

Emre sadık olacaksın

Gönülde yer tutacaksın

Dosta vuslat etmek için

Varlık benlik atacaksın

Nisbet varın sileceksin

Hakta ifnâ olacaksın

 Dosta vuslat etmek için

Şeyh izinden gideceksin

Candan içre seveceksin

Mahremine gireceksin

Dosta vuslat etmek için

İtimadın alacaksın

Hakk’ı diyet edeceksin

Ender fena olacaksın

Dosta vuslat etmek için

Kenz-i mahfi olacaksın

Sırra kadem basacaksın

Varın ilan edeceksin

Dosta vuslat etmek için

Muhammedî olacaksın

Kulluktan zevk alacaksın

Kılı kırka yaracaksın

Dosta vuslat etmek için

Ademiyet bulacaksın

Şükren secde edeceksin

Şahadete ereceksin

Dosta vuslat etmek için

Kamil îmân bulacaksın

Halde tevhît edeceksin

Sabrin ile gideceksin

Dosta vuslat etmek için

 

04. 06. 1998









Bu Sayfanın Geldiği Adres
Tasavvuf Derneği
http://www.tasavvufdernegi.com

Bu Sayfanın Adresi:
http://www.tasavvufdernegi.com/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=57