İzmir, 22. 06. 2007
Esselamualeyküm
Muhterem Dostlar!
Allah’ın Resulü bize buyuruyor ki: “Sizin hayırlınız, insanlara iyilik edendir.” İyi insan, iyilik edebilir. Kötü insan iyilik edemez. İyi insan olalım, Allah’ın izniyle insanlara iyilik edelim.
İnsan, “iyi insan” nasıl olur?
A Canım!
Bu, o kadar zor ki! Sözle söylemek kolay… İyi insan olmak, iyilik etmek, iyilikte yarışmak ne büyük mutluluk! Ehli hal, ehli zevk olan zat-ı muhteremin şiarı, daima iyiliktir. Gönül yapma, insan sevgisi kazanmadır. Çünkü halkı sevmek; Hakk’ı sevmektir. Halk, Hak’tan gayrı olmadığına göre halkın yüzünden Hakk’ı sevmek ne büyük şeref, ne meziyet!
“Sizin hayırlınız, insanlara iyilik edendir.” hadis-i şerifinde hikmetler vardır. Peygamber Efendimiz iyi insanı tarif ediyor: “İyi insanın elinden, dilinden, azalarından kimseye zarar gelmez. İnsanların hayırlısı, insanlara hep iyilik düşünür. Hani birbirimizi sevebilsek, birbirimize iyilik düşünebilsek…
Gayemiz iyilik olmalı. İnsan, açı doyurmalı, düşeni kaldırmalı, fakire yardımcı olmalı, yetimin elinden tutmalı… Allah rızası için yapılan bu iyilikler, asla zayi olmaz.
Muhteremler!
İnsanı insan yapan, onu kemale erdiren, mürşidin telkinidir. O telkine sadakat, emr-i Hakk’a itaattir. İnsan, hak mürşidin tarifi ve telkiniyle yetişirse, ancak iyilik yapabilir. Hak mürşidin telkini olmadıkça nefsin etkisinden kurtulmak mümkün değildir. Bütün Allah dostları, Hak yoldan yürüdüler. Bu telkine sadakat sayesinde kemale erdiler, vuslat-ı yarla halvet oldular, perdelerden öte geçtiler. Allah için sevdiler. Allah için iyilik ettiler. Çünkü onlar, halkı sevip Hakk’ı sevmesini bildiler. Tenezzülde tevazuda yarıştılar.
Bu zat-ı muhteremleri âli makamlara yücelten, hak mürşidin telkinidir. Bunlar telkini Hak’tan verirler. Hakk’ı diyet eden can mürşit, saliklerini öyle yetiştirir ki, onlar çevrelerine nur saçarlar. Adımlarını göre göre atarlar. Hiç basmazlar çukur yere. Allah can mürşidin himmetlerini üzerimizden eksik etmesin!
Mevlânalar, Yunus Emreler, Hacı Bektaş-ı Veliler, Hacı Bayram-ı Veliler öyle çığırlar açtılar ki, dünya ukba pazarında takılıp kalmadılar. Hak mürşidin telkini onları, vuslata, ol dost ile halvete yükseltti. Allah himmetlerini üzerimizden eksik etmesin!
Sevgili Dostlar!
Allah için sevmek ne büyük şeref! Ya Allah için buğz etmek? Bu kolay bir şey değildir. Allah için buğz ediyorum dersiniz de nefsinizin de bir payı olursa… Buğz, insanı felakete de sürükleyebilir. Buğzunuza nefsiniz, benliğiniz, öfkeniz karışırsa, o zaman, gönül yıkmış, insan darıltmış olursunuz. Nefsinizin karıştığı her şey felaket olur. Allah için buğz edebilende zerre kadar nefsanî, şeytanî bir hareket olmayacak. Sözüne sohbetine nefsaniyet girmeyecek.
Aşıkane, sadıkane, illa arifane hareket etmeliyiz. Kemal makam, arifiyettir. Bu makam, âli, yüksek, bir makamdır. Arifane hareketle buğz edebiliriz. Sözümüz sohbetimiz kemal üzerine olacak. Bütün sohbetleri, muhabbetleri tecelli-yi zat-i İlahîyenin şuhut ve tefekküründen alacağız.
Dostlar!
Melametin sırrına ermek, onu ehline verip nâehilden korumak herhalde kolay bir şey değil. Bizler daima hazırlıklı, zikirli, fikirli, tefekkürlü, sözü sohbeti murakabeli, kontrollü hülâsa iyiliklerin insanı olacağız inşallah.
Kendimizi öyle bir aleme hazırlayalım ki, orada iltifatla karşılaşalım. “Sen kimsin?” diye bizi reddetmesinler. Ne mutlu şu insana ki, halde tevhit eylemiş, sözü sohbeti murakabeli, kontrollü. Halkı sever, Hakk’ı sever.
Muhteremler!
Ne güzeldir insan olmak, insan yetiştirmek. Öyle insan ki, Allah ve Resulünü hale getirebilen, hikmetle söz söyleyen, kesrette vahdeti, vahdette kesreti tevhit eden… Mahallenin seçilmişlerinden. Hastaya yardımcı olur. Fakirin elinden tutar. İyiliklerin melek babası/annesi olur. Sözünde sohbetinde hikmetler vardır. Allah bizleri iyiler zümresine ilhak eylesin.
Hanelerimiz hane-yi saadet olsun inşallah! Her halimizle örnek insan olalım. İyilikte, tenezül tevazuda yarışalım. Halkı sevelim, halkın yüzünden Hakk’ı sevelim. Tefekkürümüz, “İnsanlara nasıl faydalı ve yardımcı olabiliriz?” olsun.
Can Dostlarıma Ricam,
Size gelen, arifiyet, kemâlat bulsun. Size gelen Allah ve Resulünü bulsun. Siz günlük insan, ağzından dolup boşalan olmayacaksınız. Sözünüz arifane olacak. Emr-i Hakk’a itaat edecek, Hak yoldan yürüyeceksiniz. Dünya ve ukbaya takılmayacaksınız. İyilikte, tenezül tevazuda yarışacaksınız. Kesrette vahdeti, vahdette kesreti bulacaksınız. Sizler, iyiliklerin insanı olacaksınız.
Bize zor gelen bu işler, hak mürşidin telkiniyle halledilir. Hak mürşidin emrine itaat, telkinine sadakat, yolları açacaktır. Yolları açacaktır da inşallah o zaman kemal-i edeple hareket eder, çevremize nur saçmış oluruz.
Allah bütün ihvanımıza razı olduğu iyilikleri versin. Amin!
Selam, sevgiyle Allah’a emanet olun.
HACI BABA
Hüseyin Sabri SOYYİĞİT